Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, 2024 yılının ekim ayından beri, Devlet Tiyatroları’nın birçok yapıtında oyuncu/yönetmen olarak yer alan usta tiyatrocu Ali Düşenkalkar’a emanet.
Şehir Tiyatrosu’ndaki görevinden önce, Nilüfer Kent Tiyatrosu’nun genel sanat yönetmenliğini yürüten Düşenkalkar, görevi teslim alırken “Gülümseyin Bursa Şehir Tiyatrosu’ndasınız’ diyoruz” ifadelerini kullanmıştı.
Gerçekten de Bursalıların tiyatro salonunda gülümsemesi için çalışmalarına devam ediyor. Geçtiğimiz beş ay içinde, “Guguk Kuşu”, “Tomris: Bir Uyumsuz Öykü”, “Oyunun Oyunu” ve “Adiller” adlı oyunlarını sahneye koyan Bursa Şehir Tiyatrosu, John Steinbeck’in “Kısa Süren Saltanat” adlı romanının uyarlamasını, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde, Tayyare Kültür Merkezi’nde sahneye taşımaya hazırlanıyor.
Ali Düşenkalkar’la Bursa Şehir Tiyatrosu’nu konuştuk.
50 GÖSTERİ
Ekim 2024’te göreve başladınız. Geldiğinizde nasıldı durum?
Göreve başladığımızda tiyatro durgun ve yıllardır biriken ötekileştirmeyle karşı karşıyaydı. Bursa Belediye Başkanı Sayın Mustafa Bozbey’in desteğiyle var olan kadrolarımızı güçlendirmek için tiyatromuza hem oyuncu hem teknik eleman alımı adına bağımsız bir jüriyle sınav gerçekleştirdik. Temelde en önemli değişiklik ve Bursa Şehir Tiyatrosu’nun yapısına gerekli dokunuş yapılmış oldu. Güçlendik.
Geçen sürede, yapısal olarak neler yaptınız, neler değişti?
Nilüfer Kent Tiyatrosu’nda yaptığım görev salgın dönemine rastlamıştı. Nasıl tiyatro yapabileceğimizi, hangi şartlarda seyircimizin karşısına çıkabileceğimizi araştırıp durduk. Ve çok özel bir proje geliştirerek konteynerda bire bir seyirciye oynanan, bulaş riskini ortadan kaldırarak “Hamlet’in Bütün Ölüleri” projesini gerçekleştirdik.
Hem özel tiyatrodan destek hem de seyircimize tiyatrosuz kalmasınlar diye Balat Ormanı’nda bulaş mesafesi korunarak yaklaşık 750 seyircilik açık hava oyunları oynadık. Ve salgın döneminin bitimiyle salonlarımızda hangi oyunların oynanacağına dair provalar yaptık. Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nda şu an durum çok farklı, yerleşik bir sahnemiz var. Nilüfer bölgesinde oyun oynayabilmemiz için Podyum Sanat Mahal’de karşılıklı bir anlaşma yaparak salı günleri o salonda oynamak üzere projelerimizi oraya da yönlendirdik. İvedi bir çocuk oyunu yaparak başkanımız Mustafa Bozbey’in bize verdiği görev neticesinde Bursa’nın 17 ilçesinde açık alanlarda, ilkokul bahçelerinde ve ilçelerin kapalı salonlarında yaptığımız oyunları “Pazar Oyunları” başlığı altında, oyunlarımızı turnikeye bindirerek seyircilerimizle buluşmalar yapmaya başladık. Bugüne kadar ilçelerimizde büyük oyun ve çocuk oyunu olmak üzere 50 gösteriye imza attık ve bunda ısrarlı olduğumuzu, tüm ilçelerde koşulların bize müsaade ettiği ölçüde oyun oynamaya devam edeceğimizi belirtmek isterim. Gururluyuz.
YENİ OYUNLAR GELİYOR
”Guguk Kuşu” ve çok yakında yeni prömiyer yapan “Tomris-Bir Uyumsuz Öykü” oyunlarını 2025’te Bursalılara sundunuz. 2026’da yeni neler izleyeceğiz?
“Guguk Kuşu”, “Tomris: Bir Uyumsuz Öykü”, “Oyunun Oyunu” ve “Adiller” adlı oyunları, son beş ay içerisinde eski oyunlarımızla harmanlayarak seyircimizle buluşturmaktayız. Yeni bir çocuk oyunumuz ile yetişkinlere yönelik iki büyük oyunumuzun prova ve ön görüşme süreçleri devam ediyor. 2025-2026 sezonunda, repertuvarımıza eklenecek olan bu üç yeni projeyle birlikte toplam 14 oyuna ulaşacağız. Çalışıyoruz.
‘HER İNSANIN HAKKI’
Türkiye’nin son yılları, ifade ve düşünce özgürlüğü konusundaki sorunları malumunuzdur. Ne düşünüyorsunuz bu tablo karşısında?
İfade ve düşünce özgürlüğü her insanın hakkıdır. Tiyatro, derdi olan bir olgudur; anlatacak bir derdiniz varsa bunu estetik değerlerle yapılandırarak perde açarsınız. Seyirci istatistiklerimiz, bize doğru yönde olduğumuzu söylüyor. Seyircilerimize teşekkür ederiz. Tiyatro ayrıca bir başkaldırı meydanıdır. Her bir seyircimiz, oyundan ve sözden ayrı birikimlerle ayrılırlar. İfade ve düşünce zerk edilmez. Bu yüzden tiyatro, yüzyıllardır bir anlatım biçimidir. Gerçekçiyiz.
Bu durum, sizde ve sizlerde bir baskı unsuru doğuruyor mu?
Açık bir baskı olduğunu söyleyemem ve başkanımız Mustafa Bozbey’in oyunlarımızın ilk oyunlarına seyirci olarak katılması ve alkışlarıyla tiyatronun siyaset üstü bir okul olduğunu coşkusuyla, kutlamalarıyla bizimle paylaştığını gösteriyor. Güveniyoruz.
Son olarak, Türkiye’de tiyatro ve tiyatro kültürünün yönünün nereye doğru gittiğini nasıl çözümlersiniz, diye sormak isterim?
Bursa Şehir Tiyatrosu olarak yeni, aydın, uyarlamalar ve Türkiye prömiyerleriyle hep ileriye açık bir pencereden bakmaya çalışıyoruz. Son oyunumuzu da disiplinlerarası bir çalışma olarak sinemayla tiyatroyu buluşturduk. Durmayacağız.”
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

