Site icon Serbest Görüş

Tülay Hatimoğulları: “Yasanın, PKK’lıları da kapsayacak şekilde çıkması gerekiyor”

TR724 HABER


DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları, SDG temsilcilerinin Münih Güvenlik Konferansı’na katılımını “önemli bir diplomatik adım” olarak nitelendirdi. Benzer bir diplomasi masasının Türkiye’de de kurulması gerektiğini söyledi. İmralı görüşmeleri ve Meclis komisyonu raporuna ilişkin beklentilerini dile getirdi: “PKK’lıları da kapsayacak özel yasanın nasıl bir kapsamda çıkacağına dair bize bir ön bilgi verecek bu rapor. O yüzden bu yasanın kapsamlı çıkması gerekiyor. (…) Bu sürecin başarısının söylemden çıkması ve eyleme dönmesi gerekiyor. Bu nedenle de umut hakkı son derece önemlidir. Umut hakkı başta Sayın Abdullah Öcalan için olmak üzere birçok mahpus için önemli bir haktır ve çıkmalıdır.”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde düzenlenen “Barış ve Demokratik Toplum” buluşmasına katıldı. Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Komutanı Mazlum Abdi ve Dış İlişkiler Sorumlusu İlham Ahmed’in Münih Güvenlik Konferansı’na katılmasına atıf yapan Hatimoğulları, “Çok önemli bir diplomatik adımdır bu Kürt halkı için. Münih’teki bu fotoğrafın Türkiye’de de verilmesini istiyoruz. Diplomasi masası sadece Münih’te kurulmamalı.” dedi. Burada konuşan Hatimoğulları, özetle şunları söyledi:

Sayın Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta başlatmış olduğu sürecin neredeyse bir yılını geride bırakacağız. Bu sürecin aslında 15 Şubat Komplosunu boşa düşürmeyi hedefleyen bir süreç olduğunun hepimiz farkındayız. Sayın Öcalan’ın özgür yaşamı bu sürecin başarısı için son derece önemlidir ve şimdi devam etmekte olan sürecin ruhuna uygun olan da budur. Bu konuda önemli adımlar atılmasını bekliyoruz.

Münih Konferansında Mazlum Abdi ve İlham Ahmed dünya liderlerinden birçoğuyla bir araya geldi. Çok önemli bir diplomatik adımdır bu Kürt halkı için. Münih’teki bu fotoğrafın Türkiye’de de verilmesini istiyoruz. Diplomasi masası sadece Münih’te kurulmamalı.

Kürtlerle diplomasi masası, Suriye’deki özyönetimin de dahil olduğu bir diplomasi masası Ankara’da mutlaka ama mutlaka kurulmalıdır. Suriye konusunda yapılan kimi hatalar oldu, kimi açıklamalar oldu. Ümit ediyoruz ki bu yanlış açıklamalardan ciddi olarak geri dönülmüştür. Aynı hatalar Irak için yapılmamalıdır.

Saat 14.00’te parlamentoda oluşan komisyonun yazım görevini üstlenmiş olan çalışma grubunun toplantısı gerçekleşecek. Bir yılı aşkındır parlamentoda devam eden komisyon çalışmalarının artık nihai bir evreye geldiğini biliyoruz ama henüz ortak olan komisyon raporu açıklanmış değil. Bugün raporun son halinin verilmesini bekliyoruz.

Komisyonun bu raporunu son derece önemsiyoruz. Ancak şunu da belirtmeliyim ki komisyonun raporu her şeyi bir sihirli değnekmişçesine çözmeyecek. 100 yıllık Kürt sorununu bir dakikada çözmeyecek. Hepimiz bunun farkındayız. Ama atılacak çeşitli somut adımlar için bu raporun sağlıklı bir şekilde çıkması da son derece önemlidir, tarihidir. Raporun basına sızan şekline baktığımızda özellikle terör kavramının çok kullanıldığını gördük.

Ümit ediyoruz ki bugün yapılacak olan toplantıda Kürt sorununu artık bir terör parantezi içinde tanımlamaktan vazgeçerler. Çünkü Kürt sorunu bir terör sorunu değildir. Kürt sorunu; sosyolojik, iktisadi, toplumsal ve siyasi bir sorundur. Bu çerçevede ele alınmalı, bu çerçevede çözülmelidir. Dolayısıyla bu raporun yine terörörüyü devam ettirme, bu koroyu sürdürme anlamıyla çıkmamasını ümit ediyoruz.

PKK’lileri kapsayacak özel yasanın nasıl bir kapsamda çıkacağına dair bize bir ön bilgi verecek bu rapor. O yüzden bu yasanın kapsamlı çıkması gerekiyor. Gerçekten Kürt halkının ihtiyaçlarına cevap verebileceği duygusunu yaratması gerekiyor. Yine bizim bu komisyondan beklediğimiz en önemli adımlar TMK, TCK ve İnfaz Yasasındaki değişikliklerdir.

Bugün Amed’de, Urfa’da, Serhat’ta ve çeşitli yerlerde sokak röportajları yapıldığında insanlar, “Bizim çocuklarımız hala tutuklu, hala 30 yıllıkların infazı yanıyor. Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ AİHM kararına rağmen hala serbest bırakılmadı. AYM kararları hayata geçmiyor. Özel yasa çıkacakmış, kategoriler olacakmış. Peki bizim çocuklarımız ne olacak?” diye sorular soruluyor. İşte çıkacak olan yasanın Kürt halkının bütün bu sorularını yanıtlayabilen bir yasa olması bu sürecin doğası gereğidir.

Bu komisyondan elbette ki beklentimiz bu süreçteki beklentimizle örtüşmektedir. O da nedir? Bunun üç sacayağı olmalı: Hukuk, özgürlükler ve demokrasi. Bunları mutlaka ve mutlaka içermelidir. Bu sürecin başarısının söylemden çıkması ve eyleme dönmesi gerekiyor. Bu nedenle de umut hakkı son derece önemlidir.

Umut hakkı başta Sayın Abdullah Öcalan için olmak üzere birçok mahpus için önemli bir haktır ve çıkmalıdır. Türkiye’de sürecin başarısı için sadece söylemle değil eylemle de yüzümüzü İmralı’ya dönmeliyiz. Bu nedenle komisyonun çıkaracağı rapor son derece önemlidir değerli arkadaşlar.

Barış bize altın bir tepsiyle sunulmayacak. Barış Ankara’da yapılan görüşmelerden, İran’da yapılan görüşmelerden ibaret değildir. Masada diyaloğun başarısının yolu alanlarda, meydanlarda güçlü bir mücadeledir. Güçlü bir mücadele yürütürsek, güçlü bir örgütlükle ortaya çıkarsak bilin ki müzakeredeki elimizi güçlendiririz. Bugüne kadar Kürt halkı inkar edilmiştir, farklı halklar ve inançlar bu topraklarda inkar edilmiştir.

Yeni yüzyıl Kürt halkının çözüm yüzyılı olmalıdır. DEM Parti olarak başta Kürt halkı olmak üzere Türkiye’de yaşayan bütün farklı halkların ve inançların kendini eşit bir yurttaş olarak hissedebildiği bir demokratik Türkiye’nin inşası için çalışmalarımız devam edecek.

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version