DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, olası bir erken seçim için “Tabanı en güçlü, mobilizasyon kapasitesi en yüksek parti biziz.” ifadelerini kullandı. Süreçle ilgili de değerlendirmelerde bulunan Hatimoğulları, ortak raporun komisyonda kabul edildiğini hatırlatarak, “Adalet Bakanlığı daha önce “Komisyon söyler biz de gerekeni yaparız” demişti. İşte o aşamaya gelindi. Sözler söylendi. Artık icraat zamanı. Aslında her şey yeni başlıyor. Artık görev Meclis’indir. Gerekli yasalar bir an önce çıkmalıdır.” dedi.
Tülay Hatimoğulları, Bianet’ten Ayşegül Başar’ın gündeme ilişkin sorularını cevapladı. “Aylardır hazırlanması beklenen rapor komisyondan geçti. Öncesinde de itirazlarınız olmuştu, şerh düşerek raporu kabul ettiniz. Ortak rapor sürecin yönünü nasıl etkileyecek?” sorusu üzerine Hatimoğulları şunları söyledi:
- Bundan sonra olacak olan şey raporun işaret ettiği adımların atılmasıdır. Raporda da ifade edildiği üzere, aslolan Türkiye için tehir edilmeden yerine getirilmesi gereken ortak bir ödev ve sorumlulukların hayata geçirilmesidir.
- Adalet Bakanlığı daha önce “Komisyon söyler biz de gerekeni yaparız” demişti. İşte o aşamaya gelindi. Sözler söylendi. Artık icraat zamanı. Aslında her şey yeni başlıyor. Tüm toplumun gözü yapılacak olan düzenlemelerdedir. Ülke olarak yeni bir eşiğe geçmek gerekir. Bu şansı değerlendirmemiz gerekiyor.
- Ayrıca belirtmekte fayda var. Bu rapora şerh düşme ihtiyacımız Kürt sorununun tanımlanma biçimi ve ‘terör’ parantezine alınmaya çalışılmasını doğru bulmadığımızdandır. Kürt sorunu bir terör sorunu değildir. Siyasi, toplumsal, iktisadi, sosyolojik bir meseledir; böyle yaklaşarak ve tanımlanarak çözülebilir.
- Her şeyden önce, yüzyılların birikimiyle oluşmuş, çok katmanlı ve tarihsel bir mesele olan Kürt meselesinin, metin boyunca adeta “yok” sayılması veya yalnızca “terör sorunu” düzeyine indirgenmesi kabul edilemez. Çünkü bir toplumun yarım asrı aşan çatışma hafızasını, yüz yıllık eşitsizlik ve inkâr pratiklerini tek bir başlığa sıkıştırmak, sorunu çözmez; sorunu farklı biçimlerde yeniden üretir. Toplumsal alanın önünü açan, hakiki bir ortak yol bulabilmemiz için ek söz kurarak kayda geçirdik.
- Temel itirazımız şu: Devlet yıllarca yanlış pusulayı doğru sanarak yol almaya çalıştı. Bu meseleyi bugünkü noktaya getiren de o pusulaydı. Şimdi aynı pusulayı eline alıp “bu sefer farklı bir yere varacağız” demek, bizi yine aynı çıkmaza götürür. Kürt meselesini siyasi ve hukuki zemine taşıma iddiasındaki bir komisyon, güvenlikçi perspektifin dilini ve ezberlerini terk etmeden hangi rotayı çizecek? Bu soruyu sormak zorundayız.
- Şunu da açıkça kabul ediyoruz: Her partinin bu meseleye bakışı, kullandığı kavram seti, benimsediği tarih okuması birbirinden farklı. Herkesi aynı tanıma, aynı çerçeveye sıkıştırmaya çalışmak çözümü kolaylaştırmaz, aksine tıkar. Ayrıca devletin güvenlik kaygısı da anlaşılırdır. Fakat barışın dili de zehirli olamaz.
- “Ortak” diyorsak, kırmızı çizgiler yarışmamalı. Hassasiyetler doğru temelde, ortak yol bulunarak dile gelmeli. Ortak rapor, bir “terörle mücadele strateji belgesi” değildir, “toplumsal barış ve demokratik inşa belgesi” olmalıdır. Biz bunu böyle okuyoruz.
- Bu yüzden komisyondaki üyelerimiz somut bir öneri ortaya koydu: Tarifi bırakalım, birlikte atacağımız adımlar üzerinden yürüyelim. Sürecin gerekliliklerini önce alalım. Ama ısrarla Kürt meselesini terör parantezine alan bir yaklaşım var. Herkesin üzerinde uzlaşabileceği bir tanım bulmak yerine, herkesin atabileceği somut adımlarda buluşalım. Çünkü bu süreç bir terminoloji tartışması değil, bir yol haritası çalışmasıdır. Önemli olan kelimelerde değil, adımlarda ortaklaşmaktır.
- Bugün itibariyle Komisyon raporu artık ortaya çıkmıştır. Şimdiden sonra görev meclisindir, siyasetindir, yürütme erkinindir. Çok hızlı bir biçimde meclisin ihtisas komisyonları, komisyonun yasal düzenlemeler mahiyetindeki önerilerini hayata geçirmek için çalışmayı başlatmalıdır. Yasalar bir an önce çıkmalıdır.
ÖNCEKİ YAZIGeçim sıkıntısı büyüyor; vatandaşın güveni kalmadı!SONRAKİ YAZIKongo’da son yılların en ağır kolera salgını
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

