Site icon Serbest Görüş

Sekiz kategoride Oscar adayı Hamnet, animasyonda Oscar adayı Küçük Amélie vizyonda: ‘Olmak ya da olmamak’


“Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu” edebiyat tarihinin en çok bilinen, hatırda kalan cümlesidir. William Shakespeare trajedisi Hamlet’i (1599-1601) kaleme alırken bu dizeyi Danimarka Prensi Hamlet için yazmıştır. Oscar ödüllü (Nomadland) yönetmen Chloé Zhao, Maggie O’Farrell’in çok satışlı romanı Hamnet’ten uyarladığı dramında William Shakespeare ile hizmetçi Agnes Hathaway’in tutku dolu aşklarını, oğulları Hamnet’i 11 yaşındayken yitirmelerini, acı çekmelerini, yeniden toparlanmalarını doğalcı, gerçekçi, minimalist, duygu sömürüsü yapmadan anlatır. Film tek bir duruma odaklanır, trajedinin gerçekleştiği, sözcüklerin yetersiz kaldığı, yaşamanın, varolmanın yanlış gelmeye başladığı bir duruma.

1580, Stratford. Zhao izleyiciyi Elizabeth döneminin sert İngiltere’sine, geleneklere, sosyal ilişkilere, yoksulluğa, dinin baskısına, ölüm korkusuna taşır. Babasının borçlarını ödemek için Will bir ailenin çocuklarına Latince dersi verirken evin hizmetçisi Agnes’le karşılaşır, âşık olup evlenirler. Üç çocukları olur: Susanna, Judith, Hamnet. Ailesi ormandan gelen, doğaya yakın olan Agnes’in doğaüstü güçleri vardır, ailesiyle yetinir, Will ise iş, toplum özlemi çeker.

KEDERDEN ARINMA 

Olayları Agnes’in bakışından izleriz, güçlü bir kimlik, duyarlı bir kadındır. Yönetmen aşk, sevgi, korku, acı olmadan varoluşun olmadığını vurgular. Vebadan yaşamını yitiren Hamnet’in yasıyla herkes farklı yüzleşir, Agnes öfke, suçluluk duyar, Will içine kapanır, ailesinden uzaklaşıp Londra’daki tiyatrosuyla ilgilenir. Matem, yas sinematografik bir deneyime dönüşür, evrensel, tarif edilemez bir deneyim: ebeveynlerin yası. İç mekânlardaki, doğadaki aydınlatma teatraldir, ışıkgölgeden oluşur. Gerçekçi anlatımla peri masalı arasında gidip gelen film lirik, içsel, organik, görsel bir anlatım içerir. Duygusal patlamadan uzak öykü parçalar, geçişler, kaymalarla ilerler, zaman adeta sürekliliğini yitirmiş gibidir.

Günler, aylar, yıllar geçer, sonuçsuz davranışlar yineler. Kadrajlar geniştir, karakterler uzaktadır, sanki yaşamın içinde yok gibidirler. Sessizlik önemli bir etmendir, yatıştırmaz, ağırlığı duyumsanır, izleyiciyi rahatsız eder. Yas, keder görüntülerin dokusuna, hareketlerin ağırlığına sinmiştir. Agnes acıyı bedeninde taşır, kederi içgüdüsel, organiktir, gözden kaçanları algılar. Onun karşısında Will donup kalır, hareketsizlik, bekleyiş sürer. ‘Acı çekmek ya da ölmek, işte kaderimiz bu’ diyen William Shakespeare, Hamlet oyunuyla eşi Agnes Hathaway’i ve çocuklarını kederlerinden arındırır. Final sahnesi olağanüstüdür. Görüntü yönetmeni Lukasz Zal’ın (İlgi Alanı) çalışması, Max Richter’in müziği etkileyicidir. Sekiz dalda Oscar adayı Hamnet’te Jessie Buckley, Paul Mescal, Emily Watson, Jacobi Jupe oynuyor.

ANILARIN DEĞERİ

Gobelins Animasyon Okulu’ndan mezun olan Mailys Vallade ile LianeCho Han birlikte yönettikleri ilk animasyonları Küçük Amélie’de Japonya doğumlu Belçikalı yazar Amélie Nothomb’un “Amélie ve Tüplerin Metafiziği” adlı biyografik romanını sinemaya uyarladılar. Belçikalı-Japon kız çocuğu Amélie’nin gözünden savaş sonrası Japonya’sına 1969 yıllarına uzanırız. Babası diplomat, annesi piyanist olan küçük kız bitkisel yaşamayı seçer, kendini Tanrı ilan eder, ninesinin getirdiği Belçika beyaz çikolatasını yedikten sonra hayatın anlamını bulur. İki yaşına girdiğinde deprem olunca bitkisel hayattan çıkıp özgürce davranır.

Japon hizmetçi Nishio’dan çok şey öğrenen Amélie tarihsel travmanın izlerini taşıyan, batıl inançlar, küçük törenlerle dolu ülkede büyür. Ailesinden çok, yetim bilge Nishio’yla yakınlık kuran küçük kız Nagazaki ve Hiroşima’nın hayaletlerinin derin izlerini taşıyan, Batılılara karşı önyargılı ev sahibesi bayan Tashmai’den çekinir. 1960’ların Japonya’sını yaratmak için kapsamlı araştırma yapıldı, yazarın evi bulundu. Büyüleyici, şiirsel görüntüler, renk seçimleri, sessiz anlar, günlük sesler anlatıyı zenginleştirir. Küçük Amélie animasyon kategorisinde Oscar adayı oldu.

***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version