MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun Meclis’teki toplantısı sonrası “Umut hakkı konusunda uzlaştık” dedi.
Umut hakkını, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Öcalan için dün yeniden gündeme getirmişti.
MHP lideri, Öcalan’ın PKK’nın silah bırakma sürecinde verdiği tüm sözlerin arkasında durduğunu belirterek şunu demişti: “Anadolu huzura, (Abdullah) Öcalan umuda, Ahmet’ler (Özer ve Türk) makama, (Selahattin) Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir.”
Sürecin nihai raporu ‘önümüzdeki günlerde’ Meclis’te
Süreç için kurulan komisyonda grubu bulunan partilerin (AKP, CHP, DEM Parti ve Yeni Yol Grubu) birer üyesi, bugün nihai rapor için TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında beşinci kez toplandı.
TBMM’nin açıklamasına göre toplantıda partilerin raporları, belirlenen konular çerçevesinde ‘detaylıca’ değerlendirildi. Raporun son şekli önümüzdeki günlerde komisyonda oylanıp TBMM Başkanlığı’na sunulacak.
‘Umut hakkı’ konusunda uzlaştık, raporda olacak’
Komisyonun MHP’li üyesi Yıldız, toplantı sonrası şu açıklamayı yaptı: “Önümüzdeki hafta biter. Bütün soruların yanıtlarını bulursunuz. Umut hakkı konusunda uzlaştık, bir problem yok, raporda olacak. AİHM kararlarına uyulduğu zaman, AİHM kararları da umut hakkından bahsediliyor.”
Yıldız hangi partilerle uzlaşıldığını açıklamadı. Diğer partilerin üyelerinden de henüz bir açıklama gelmedi.
Umut hakkı nedir?
Peki ‘umut hakkı’ nedir?
Eski ceza yasasındaki idam cezaları, yeni yasal düzenlemelere göre uyarlandı ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarına çevrildi.
Terörle Mücadele Kanunu (3713 sayılı yasa) ve Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı yasa) 302’inci maddesi kapsamında verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarının infaz biçimi mevzuatta ömür boyu yani ölünceye kadar şeklinde düzenlendi. Söz konusu cezaların istisnası yok.
‘Umut hakkı’na sahip olan kişinin belirli bir infaz süresinden sonra durumunun yeniden gözden geçirilir.
Hükümlü bunun hangi gerekçeler üzerinden yapılacağını, kimlerin hangi yöntemlerle bu değerlendirmeyi yapacağını bilerek cezasını infaz eder.
Başka bir ifadeyle ‘umut hakkı’ öngörülebilir bir infaz biçimi getirerek kişinin yeniden özgürlüğüne kavuşma umudunu korumasını sağlar.
Abdullah Öcalan ‘umut hakkı’ndan yararlanabilir mi?
Peki Öcalan bu haktan yararlanabilir mi?
Gazeteci Alican Uludağ, 2024’te X’teki paylaşımında bunu AİHM’in Öcalan kararını hatırlatarak yanıtladı:
“AİHM 18 Mart 2014’te Türkiye kararında ‘umut hakkı’ kapsamında Öcalan’ın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının koşullu salıverilme hakkı olmaksızın infaz edilmesi nedeniyle sözleşmenin ihlali kararı vermişti. AİHM, Öcalan’ın ‘en fazla 25 yılda bir koşullu salıverilmenin gözden geçirilmesini’ istemişti.
Bu süre 15 Şubat 2024’te dolmuştu. Ancak iktidar mevcut infaz yasasını gerekçe göstererek Öcalan’ın bu haktan yararlanmasına izin vermemişti.
Bahçeli’nin açıklamasındaki ‘umut hakkı’ndan faydalanması için Türkiye’de yasal değişiklik yapılması gerekiyor.
…
Abdullah Öcalan’ın koşullu salıvermeden yararlanması için Terörle Mücadele Kanunu’nun 17’inci maddesinin 4’üncü fıkrasının yürürlükten kaldırılması gerekiyor. O madde cezası idamdan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılanların koşullu salıvermeden yararlanamayacağını ve ömür boyunca cezaevinde kalacağını düzenliyor.
Eğer bu hüküm kaldırılırsa Öcalan’ın cezaevinde kalacağı süre 36 yıla düşer. Ve en geç 2035’te tahliye edilebilir.
İnfaz Kanunu’nun geçici 2’nci maddesi dahil bazı maddelerinin de kaldırılması ve Türkiye’nin ‘umut hakkı’ kapsamında kendi süresini de belirlemesi gerekiyor.”
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

