MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım’ın “Baş şüpheli” diyerek hedef gösterdiği Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş açıklama yaptı. Yavaş, “Benim kendimden en ufak şüphem yok. Çünkü saklayacak hiçbir şeyim yok. Ben yetkiyi Türk Milleti’nden aldım. Hâl böyle iken; kimse bizi siyasi operasyonların ve itibarsızlaştırma çabalarının bir figüranı yapamaz. Bugün algı yapanlar şunu unutmasın: Adalet bir gün herkese lazım olur.” ifadelerini kullandı.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, dün yaptığı açıklamada, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’a yönelik tutumunu hedef almıştı. Yıldırım, gündemdeki dosyalar üzerinden “birinci şüpheli” olarak Mansur Yavaş’ı işaret etmişti. Yıldırım, Özgür Özel’in kendi cumhurbaşkanlığı adaylığı için parti içinde tasfiye süreci yürüttüğünü öne sürmüş ve şu iddialarda bulunmuştu: “Kol kola geldiler, nereye gideceğini iyi bilmesi lazım. Yarın soruşturma açılınca Mansur Yavaş da ayağının altından çekilecek. Sayın Özel kendine Niğde otobanı gibi yol açtı. Takdir Türk milletinin.”
Mansur Yavaş’ın konuyla ilgili sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ise şöyle:
Son günlerde belli çevreler tarafından bilinçli biçimde yürütülen bir kampanyayı dikkatle izliyorum. Bu algı operasyonu kimi zaman karşımıza bir manşetle kimi zaman da sosyal medyada yazılıp çizilenlerle çıkıyor.
Öncelikle şunu herkes bilsin: Göreve geldiğimiz ilk günden bu yana milletin emanetine namusumuz gibi sahip çıkacağımızı söyledik. Aynı kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz.
Ankara halkının parasını kendi cebimizdeki para gibi koruduk. Çöp projelere değil, halkın gerçek ihtiyaçlarına yatırım yaptık. Rant düzenine son verdik. Belirli zümrelere sağlanan ayrıcalıkları kaldırdık.
“Kim daha çok oy verdiyse oradan başlarım” anlayışını değil, “İhtiyaç neredeyse oradan başlarım” anlayışını benimsedik.
İhaleleri canlı yayınlamaya, Sayıştay raporlarımızı kamuoyuyla paylaşmaya, meclis oturumlarımızı şeffaf biçimde yayınlamaya devam ediyoruz. Bütçemizi kalem kalem Ankaralı hemşehrilerimize anlatıyoruz.
Şeffaflık, yolsuzlukla mücadele ve mali disiplin politikalarımız sayesinde uluslararası alanda ödüller aldık, finansal güvenilirlik notlarımızla Türkiye’de örnek gösterilen belediye olduk.
Şimdi ise yürüyen adli süreçler üzerinden bir algı operasyonu yapılmak isteniyor. Nisan 2019’dan bu yana hakkımda 100’ün üzerinde şikâyet yapılmıştır. Bu dosyaların büyük bölümünde ifadem dahi alınmamıştır.
Danıştay’da ise iki dosyam bulunmaktadır: Bunlardan biri Dodurga bölgesinde imar rantına karşı duruşumuz nedeniyle, diğeri ise kamuoyunda “konser soruşturması” olarak bilinen süreç kapsamında, denetim görevimi yerine getirmediğim iddiasıyla açılmıştır.
Benim dönemimde en küçük bir iddia olduğunda iç teftişi başlatan da dosyayı savcılığa götüren de yine benim. Kendi dönemimde dahi yanlışa göz yummadım, yummam. Benim kendimden en ufak şüphem yok. Çünkü saklayacak hiçbir şeyim yok.
Şunu açıkça söylüyorum: Ben yetkiyi Türk Milleti’nden aldım. Ankara halkı da memnuniyetini yüzde 60’ın üzerinde oy vererek gösterdi. Nedeni de hayata geçirdiğim halka dokunan projelerim ve şeffaf oluşumdur.
Hâl böyle iken; kimse bizi siyasi operasyonların ve itibarsızlaştırma çabalarının bir figüranı yapamaz.
Bizim dayanağımız ne makamdır ne güçtür. Bizim dayanağımız milletimizin vicdanıdır.
Akşam çocuğuna yemek yapabilen annenin duasıdır. Evinin ihtiyaçlarını karşılayabilen babanın huzurudur. Tarlasında alın teriyle toprağa tohum eken çiftçinin umududur.
Öğrencinin içtiği sıcak çorbadır. Garibanın kapatılan veresiye defteridir. Eczanede “borcunuz kapandı” denildiğinde yüzü gülen hastanın sevincidir.
Hiçbir baskı, hiçbir itham, hiçbir siyasi hesap bizi doğru bildiğimiz yoldan alıkoyamaz.
Bugün algı yapanlar şunu unutmasın: Adalet bir gün herkese lazım olur.
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

