MAHMUT AKPINAR | YORUM
Jeffrey Epstein dosyalarını ihtiva eden ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan yaklaşık 3 milyon sayfa belge, 2 bin video ve 180 bin görüntü insanlığın nasıl çürüdüğünü gösteriyor. Belgeler, Epstein’ın suçlarını “bireysel sapkınlık” olarak görmenin çok ötesinde. Ortada sistematik ve sofistike işleyen kirli bir düzenek var. Magazin basınında “ünlülerin skandalları” diye sunulan olaylar, aslında insanlığın vicdanını, adaletini ve geleceğini tehdit eden derin bir karanlığın parçası.
Epstein’ın ağı görünen yönüyle, reşit olmayan kız çocuklarını “masaj” adı altında zengin ve güçlü erkeklere sunan bir cinsel sömürü mekanizması. Belgelerde adı geçen isimler bu ağın yalnızca görünen ve medyatik yüzü. Epstein’ın elindeki bilgiler, fotoğraflar, videolar içinde devlet başkanları, büyük holding patronlarını, dünyanın en güçlü insanlarını “kontrol edilebilir” kılıyor. Epstein’in Mossad için çalıştığına, şantajların İsrail lehine kullanıldığına dair güçlü iddialar var.
Başta Türkiye olmak üzere deprem, felaket, iç savaş yaşayan ülkelerden suç şebekeleri eliyle kaçırılan çocuklar, özel olarak satın alınıp donatılmış haz adalarında güçlü kişilere seks malzemesi yapılmış. Devletlerin, devasa şirketlerin yöneticileri bu masum çocukları istismar etmeyi içlerine sindirmiş, vicdan azabı çekmemişler. Bu hal muazzam bir insani çürümeyi, insanlığın çöküşünü ortaya koyuyor. “İlkel Çağlar” denilen zamanlarda var mıydı bilemiyoruz. Ancak Epstein dosyaları gösteriyor ki günümüzde bunlar sistematik, sofistike yöntemlerle ve yaygın şekilde yapılıyor.
1990’lardan bu tarafa Müslümanları “çağın dışında” olmakla itham eden, terörle, kanla, vahşetle aynı kareye sokmaya çalışan, “Medeniyet götürürüyoruz! Demokratikleştiriyoruz!” diye coğrafyalarını işgal eden, İslamafobik yaklaşımları destekleyen medeni batı meğer ne akıl almaz, ne karanlık suçlara, vahşetlere bulaşmış. Gelişmiş, müreffeh ülkelerin güçlü kişilerinin beşeri hazları için masum çocuklar, bebekler kaçırılmış, türlü işkencelere maruz bırakılmış. Satanist ayinlerde çocukları katletmiş, etlerini yemiş, kanlarını içmişler. Mehmet Akif’in “Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta” mısrası, tam da bu çöküşü tarif ediyor.
Çocukluğumuzda mahallelerimize ayı oynatan adamlar gelirdi. Ayıcılar, kocaman ve tehlikeli ayıyı burnuna takılı bir çengel ve ucundaki zincirle kontrol ederlerdi. Ayıcının bir elinde def, öbür elinde sopa olurdu. Defi çalar ve ayıya komutlar verirdi. Ayı isteksiz davranır, komuta uymazsa zinciri çeker ve ayının canını yakardı. Komuta uymamaya devam ederse bu defa hem zinciri çeker hem de sopayı gösterirdi, bazen de ayıya hepimizin önünde vururdu. En zayıf yerinden yakalanmış zavallı ayı kendisinden çok daha küçük ve zayıf oynatıcısının komutlarına uymak zorunda kalırdı.
Epstein dosyalarında geçen olayları magazin haberler, meşhur insanların kırdığı cevizler, hedonist eğlenceler olarak görmek konuyu basite almaktır. Elbette olayın bir yanında ölmemiş her vicdanın titreyeceği savunmasız çocukların istismarı, insanlığın çürümesi söz konusu. Ancak organizatörlerin amacı birilerinin insanlık dışı zevklerini tatmin etmek değil; şer odakların ve şeytani organizasyonların amacı güçlü ve etkili kişileri, ülkeleri, belki global siyaseti zayıf noktalarından yakalamak, onları zincirlemek ve ipotek altına almaktır, yönlendirmektir.
Bu tablo bir çürüme olduğu kadar dünya düzeni, ülkelerin siyaseti, güvenliği açısından büyük tehdittir. Epstein fotoğrafı bize mevcut dünya düzeninin ne kadar zayıf, adaletsiz ve ahlaksız bir zemine oturduğunu gösteriyor. Global düzenin şeytana satılmış ruhlarca kolaylıkla tehdit ve kontrol edilebildiğini söylüyor. Kaldı ki şu ana kadar ortaya çıkan belgeler buzdağının çok küçük bir kısmı. Belgelerin tamamı veriliyor mu, bir süzgeçten geçerek mi veriliyor ondan da emin değiliz.
Epstein dosyalarında çıkan olaylar sahne önünde görünen kişilerin yönetebileceği işler değil. Nitekim CIA yöneticilerinden siyasetçilere, papazlara kadar pek çok Amerikan vatandaşı ABD’nin İsrail ve MOSSAD tarafından ipotek altına alındığını söylüyor. Vergilerinin İsrail’in kirli savaşları için kullanıldığından, Epstein tarzı yöntemlerle ABD siyasetinin burnuna çengel takılıp yönlendirildiğinden bahsediyorlar.
Bunun benzer örneklerinden birisini de geçen yıllarda İngiltere’de gördük. Geçen yıl iktidara gelen Labor Parti eski lideri Jeremy Corbyn “antisemitik davranıyor” diye itham edilerek koltuğundan indirildi ve partiden ihraç edildi. Böylece yıpranan Muhafazakar Parti’den sonra iktidar olması muhakkak olan İşçi Partisi’nin lideri kıvrak bir operasyonla değiştirilmiş oldu.
Epstein vakası toplumun çürümüşlüğü, yozlaşması yanında, Amerikan adaletinin, demokrasisinin, toplumsal duyarlılığının hala canlı olduğunu da gösteriyor. Dosyalarda adı geçen muhataplar ardı ardına istifa ediyor, yargıya ifade vermeyi kabul ediyor. Dosyalar Amerikan Adalet Bakanlığı’nın resmi sitesinde ve bir adli sürecin gereği olarak yayınlandı. Trump direnç gösterse de dosyaların yayınlanmasında Kongre’nin kararlılığını medyanın, aydınların katkısının unutmamak gerekiyor.
Türkiye’de yaşananan onca felaket ve fecaatta, çocuk istismarında bir kişi istifa etmediği gibi dosyalar kapatıldı. Kitlesel çocuk tecavüzlerini aklayan dönemin aile bakanı ve hükümet yetkilileri pişkin pişkin poz verdiler. TÜİK verilerine göre son 8 yılda ülkede 104 bin 531 çocuk kaybolmuş. Kendi çocuklarını koruyamayıp uluslararası fuhuş çetelerine, istihbarat odaklı bal tuzaklarına yem eden, buna tedbir almayan, soru önergelerini reddeden bir hükümet/devlet ipotek altındadır, zaaf içindedir. Operasyonlara ve şantajlara açık demektir.
Yüksek perdeden nutukları, söylemleri boştur!
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

