Site icon Serbest Görüş

Efes’te tapınak kalıntılarının bulunduğu alana otopark tepkisi: Tapınak üstü otopark!


UNESCO Dünya Mirası Efes antik kentinin yakınında yapılan 130 bin metrekare inşaat alanı ile ilgili açıklamada bulunan arkeolog Yusuf Yavaş, bölgede 2013 yılında yapılan araştırmalarda tapınak ve kilise kalıntılarına rastlandığını, bu nedenle alanda yürütülen hafriyatın kültürel değerlere zarar verebileceğini belirtti. Yavaş, çalışmaların kapsamı ve izin süreçleriyle ilgili kamuoyuna açıklama yapılması gerektiğini vurguladı.

Yavaş ayrıca, “Selçuk’ta doğmuş, Efes için arkeoloji okumuş bir arkeoloğum. Efes ve ticaret ile hiçbir ilgim yok. Türkiye’de turizm doğal ve kültürel varlıklarımızı yutmuştur. Kültür ve Turizm Bakanlığı acilen ayrılmalıdır. Yapılan inşaatın yeri yanlıştır. 2863 sayılı yasaya, imar planlarına, Unesco’ya sunulan Efes alan yönetim planına aykırıdır. Doğru yere en güzel şekilde yapılmalı. Efes’in doğal ve kültürel peyzajını bozmamalı. Efes Alan Yönetimi, Yönetim ve Danışma Kurulları acil olarak toplanmalı” diyor.

Konuya ilişkin Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a soru önergesi veren CHP PM üyesi ve İzmir milletvekili Deniz Yücel soru önergesi vermiş ve sorularının cevaplanmasını talep etmişti. Bakanlık tarafından ise bir açıklama gelmedi.

BİR OTOBÜSTEN BİN TL

Efes’te yapılan devasa proje ile ilgili bölgeye sık sık giden, adını ise haklı gerekçelerle belirtmek istemeyen bir rehber de gazetemize açıklamalarda bulundu.

REHBER

Efes dünya için çok önemli bir yerde durur. Özellikle Katolik dünyası tarafından Meryem Ana’nın son evi olarak kabul edilir. Aziz Pavlus, Hıristiyanlığı yaymak amacıyla Efes’te üç yıl geçirmiş ve Efeslilere mektuplar yazmış. İncil’in dört yazarından biri olan Aziz Yuhanna Efes’te yaşamış ve mezarı Ayasuluk tepesinde. Aziz Yuhanna tarafından yazılan Vahiy Kitabı’nda bahsedilen yedi kiliseden biri Efes’te, bu da onu önemli bir dini destinasyon yapmakta. İsrail ve Gazze’deki savaşlar nedeniyle, geleneksel dini turizm rotalarından (örneğin Kudüs) uzaklaşan kruvaziyer gemileri Kuşadası/ Efes bölgesine yöneldi. Kuşadası limanına olan talep o kadar arttı ki bazı gemiler İzmir’e yanaşmak zorunda kalıyor. Yoğun kruvaziyer trafiği, Efes’in alt kapısındaki mevcut otoparkların yetersiz kalmasına ve kilometrelerce otobüs kuyrukları oluşmasına neden oluyor. Ama Efes’in bu kadar yakınına ki orası da sit alanı içinde yer alır ve kalıntılar olduğu 2013 yılında yapılan çalışmalarda kanıtlandığını bizler de duyduk ki olmaması şaşırtıcı olurdu. Buraya sadece turizm açısından bakmak ciddi anlamda büyük sıkıntı.

YÜKSEK ÜCRET

Kültür ve Turizm Bakanlığı, otopark işletmesini Selçuk Belediyesi’nden devraldı. Efes’in alt kapı girişinde, daha önce bir şeftali bahçesi olan arazi kamulaştırılarak binlerce otobüsü alabilecek kapasitede devasa bir otopark inşa edildi. Otopark ücretleri oldukça yüksek (geçen yıl bir otobüs için bin TL), bu da önemli bir gelir kaynağı oluşturuyor. Şimdi ise yapılan otopark projesi çok büyük ama yer yanlış.

PROJE DURDURULMALI!

BÜLENT TÜRKMEN

(Türkiye Arkeologlar Derneği Başkanı)

Sosyal medyaya yansıyan açıklamalardan da görüldüğü kadarıyla Ephesos antik kenti için yapılması planlanan karşılama merkezi projesi hem birçok soruyu hemde bir çok problemi içinde barındırıyor. Karşılama alanı projesinin planlandığı yerde 2013 yılında yapılan jeofizik ve jeoradar sonuçlarına göre muhtemel kilise ve tapınak kalıntıların tespit edildiği dile getirilmektedir. Bu çok ciddi bir iddiadır ve bununla ilgili bakanlık yetkililerinin bir açıklama yapması elzemdir. Ayrıca Ephesos antik kenti 2015 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmıştır. Miras alanlarının eşgüdüm denetleme kurulu ve danışma kurulları vardır. Proje bu kurulların onayına sunulmuş mudur? Bu alanda yapılacak bu tür büyük projeler UNESCO’ya sunularak yetkili kurullarından görüş alınması gerekmektedir. Bu görüş alınmış mıdır? Yine UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmiş olan alanların bir alan yönetim planları vardır. Bu proje Ephesos antik kentinin alan yönetim planı içinde detaylarıyla yer almakta mıdır?

Bu sorular acil bir şekilde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından cevaplanmalı, bahsi geçen jeofizik sonuçları ve yapılması planlanan projenin bütün detayları kamuoyuyla paylaşılmalıdır.

Ayrıca sürdürülen hafriyat çalışmalarının kapsadığı alan göz önünde bulundurulduğunda bir ören yerinin içine yapılması planlanan yapının kendisi de başlı başına bir problem teşkil etmektedir. Ören yerlerinin elbette bazı ihtiyaçları vardır ve bunların karşılanması gerekir. Ama bunun nereye ve nasıl yapılacağı kararı önemlidir. Sadece turizm odaklı bir anlayışla kültürel ve doğal mirasımız ne yazık ki talan ediliyor. Ephesos antik kenti de bu talandan nasibini alan en önemli miras alanlarımızdan biridir. Tekrar çağrımızı yineleyelim. Oldu bitti ile yapılmaya çalışılan ve kültürel ve doğal mirasımıza ciddi zararlar veren bu tür projelerden bir an önce vazgeçilmelidir.

‘ALANDA TARİHİ KALINTILAR VAR’

NEZİH BAŞGELEN

(Kültürel ve Doğal Mirası İzleme Platformu Yöneticisi Arkeolog)

Ülkemiz turizminin gözbebeği Efes, antik çağın da siyasi, ekonomik, dinsel ve kültürel açıdan en önemli kentlerinden birisi. Son araştırmalarla, neolitik çağdan itibaren yerleşime sahne olduğu anlaşılan kent, özellikle İmparator Augustus tarafından Roma eyaleti Asia’nın başkenti yapıldıktan sonra hızlı bir gelişmeye sahne olmuştur. Bu gelişme MS 2. yüzyılda doruğa ulaşmış ve Efes, Roma dünyasında “Asia’nın Işığı” (lumen Asiae) olarak ünlenmişti.

Son dönemde UNESCO dünya mirası Efes’in sit alanı koruma zonu içinde karşılama merkezi ve otopark yapımı için çok geniş bir sahada başlanan inşaat çalışmalarının yerel ve genel kamuoyunca tepki ile karşılandığı izlenmekte. Efes ile ilgili koruma kurulu kararlarında, Efes ve çevresinin arkeolojik sit niteliği gereği, alanda yapılacak fiziki müdahalelerin son derece sınırlı tutulması, arkeolojik katmanlara zarar verebilecek kazı ve dolgu uygulamalarından kaçınılması gerektiği açıkça vurgulanmakta.

DOLGU, ZEMİN TESVİYESİ…

Buna karşın, karşılama merkezi ve otopark yapımına yönelik kazı, dolgu, zemin tesviyesi ve altyapı çalışmalarının; koruma kurulu kararlarında belirtilen ilke ve sınırlamaları aşar nitelikte olduğu, arkeolojik katmanları tahrip etme riski taşıdığı değerlendirilmekte. Nitekim 2013 yılında Viyana Teknik Üniversitesi’nden Dr. Sırrı Seren tarafından yapılan jeofizik ve jeoradar araştırmalarında, Küçük Tusan bölgesinde yer alan Roma villasına ek olarak Vedius Gymnasiumu ile Selçuk– Kuşadası karayolu arasında bir kilise ve tapınak olması muhtemel bir yapının da tespit edildiği bilinmekte. Öte yandan Efes Antik kentinin UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alması, ilgili alanın korunmasına ilişkin yükümlülükleri daha da artırmakta. UNESCO Dünya Miras Sözleşmesi ve bu kapsamda kabul edilen özgünlük (authenticity) ve bütünlük (integrity) ilkeleri doğrultusunda mevcut müdahalelerin bu ilkelere aykırılık oluşturduğu açık.

Söz konusu projeyle ilgili öngörülen uygulamaların örneğin “ziyaretçi karşılama projesi” kapsamında yaklaşık 44 bin metrekarelik alanın asfaltla kaplanmasının öngörülmesi 2863 sayılı Kanun hükümleri ve UNESCO dünya mirası koruma ilkeleri ile bağdaşmadığı gibi koruma– kullanma dengesi ilkesini de ihlal ettiği ve bu bağlamda kamu yararı gerekçesiyle dahi meşru kabul edilemeyeceği de açıkça görülüyor. Buradaki yapılaşmaya bağlı olarak gerçekleştirilen kazı, dolgu ve altyapı düzenlemelerinin arkeolojik dokunun bütünlüğü ile alanın özgün kültürel peyzaj karakteri üzerinde olumsuz etkiler yaratacağı da bir gerçek. 

***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version