DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Terörsüz Türkiye’ye hizmet eden İmralı’nın (Öcalan’ın) statü açığı nasıl kapatılacaktır?” sözlerine ilişkin partisinin önerisini açıkladı. Hatimoğulları, “Kalıcı bir barış için sayın Öcalan’ın statüsü yasal bir düzenlemeyle tanınmalı ve hukuki güvence altına alınmalıdır. Bu süreç sözde kalmamalı, TBMM çatısı altında yasal düzenlemeler hızlıca yapılmalı.”
- “Statü” önerisi, Öcalan’la yürütülecek olası sürecin kapalı ve geçici temaslarla değil, açık bir yasal çerçeveyle tanımlanması anlamına geliyor. Bu çerçeve; görüşme usulleri, muhataplık ve infaz koşulları gibi başlıklara hukuki güvence verilmesini kapsayabilir. Hatimoğulları, bunun idari kararlarla değil TBMM’de hızla çıkarılacak düzenlemelerle yapılmasını istiyor.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. İktidara ekonomi konusunda eleştirilerde bulunan Hatimoğulları, “Türkiye’de hayati öneme sahip bir gündemdir bu… Boş tencere, açlık, yoksulluk, ayrımcılık, eşitsizlik… Artık ekonomide reform, yeni program, yeni model sözlerine karnımız tok. Türkiye’de dört kişilik ailenin açlık sınırı 43 bin 415 lira, yoksulluk sınırı ise 105 bin lira oldu. Eskiden bir asgari ücretli, dört kişilik aileyi geçindirirken; şimdi dört asgari ücretli, dört kişilik bir evin geçinmesini sağlayamıyor bile. Bunların toplamı dahi yoksulluk sınırına takılıyor. Bu ülkeyi uzaylılar yönetmiyor. AKP, siz yönetiyorsunuz bu ülkeyi. Bu büyük açlık ve yoksulluğun müsebbibi, açlık ve yoksulluğun bu kadar derinleşmesinin müsebbibi bizatihi sizsiniz.” dedi.
Ortak komisyon raporunda kullanılan dil ezberlere dayanıyor
Tülay Hatimoğulları, süreç komisyonunun ortak raporu hakkında da değerlendirmelerde bulundu. “Komisyon raporunun eksiklikleri, yetersizlikleri var. Toplumsal gerçeklerle uyumlu olmayan yönleri var.” diyen Hatimoğulları, şöyle devam etti:
- Raporda kullanılan dil, eski ezberlere dayanıyor. Oysa bu raporun dili, çözüm dili olmalıydı. Kürt sorunu terör parantezine sıkıştırılarak ancak kendinizi kandırırsınız. Kürt meselesini sadece bir güvenlik sorunu, bir terör sorunu gibi parantezler içinde sıkıştırmaya kalkmanız kabul edilebilir bir şey değildir.
- Biz bu süreçte barış ve demokratik toplum olarak nitelediğimiz bu süreçte muhalefet şerhimizi ortaya koyduk ve bu raporlar ilgili değerlendirmemiz raporda yer aldı. Fakat komisyon raporunda yer alan kimi yasal düzenlemeler ve demokratikleşme çerçevesi de elbette önemlidir, Türkiye’nin sorunlarına derman olmaya adaydır; ama gereklilikleri yerine getirilirse tabii…
AİHM ve AYM kararlarını uygulamak için yasal düzenlemeye gerek yok
- Bu rapordan hareketle Meclis elini acilen taşın altına koymalıdır. Bu kapsamda tek bir yasal değişikliğe gerek olmayan önerilerin hayata geçmesi için beklemeye gerek yok. Raporda yer alan ‘AİHM ve AYM kararları uygulansın’ vurgusu için yargı erkinin beklemesini gerektiren hiçbir şey yok. AİHM ve AYM kararlarını hayata geçirmek için bir yasal düzenlemeye gerek yok, beklemeye gerek yok.
- Mesela Demirtaş, Yüksekdağ, Kavala, Can Atalay neden hâlâ içeride. Kayyumlar neden hâlâ belediye başkanlarının ve belediye eş başkanlarının koltuklarında oturuyor. İmamoğlu ve diğerleri neden hâlâ tutuklu yargılanıyor. Ayrıca sayın Kurtulmuş’un ve diğer iktidar temsilcilerinin işaret ettiği bayram sonrasını beklemenin bir manası yoktur. Gelin, bu hayırlı ayda, hayırlı işleri hep beraber yapalım. İnfaz kanunu, çerçeve kanun, demokratikleşme kanununu bu ay çıkarılım. Meclis bu konuda üzerine düşen görev ve sorumlulukları yapmalı, DEM Parti’nin bu konudaki önerilerine açık olunmalı, DEM Parti’nin önü açılmalıdır.
ÖNCEKİ YAZIDevlet Bahçeli: “Bize göre Öcalan’ın ‘statü’ sorunu vardır”
Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

