Site icon Serbest Görüş

Anayasa Mahkemesi’nin işkence tespitine rağmen KHK’lı öğretmene işkence yapan polislere beraat

Anayasa Mahkemesi’nin işkence tespitine rağmen KHK’lı öğretmene işkence yapan polislere beraat


Anayasa Mahkemesi’nin gözaltında işkence gördüğünü tespit ettiği KHK’lı coğrafya öğretmeni Eyüp Birinci’ye işkence yaptıkları iddiasıyla yargılanan polisler ve bir doktor, beraat etti. Mahkeme, Birinci’nin ayrıntılı beyanlarını, aynı nezarethanede kalan öğretmenlerin görgü tanıklıklarını ve yaşamsal tehlike geçirdiğine ilişkin tıbbi kayıtları dikkate almadı.

TR 724’ten Sevinç Özarslan’ın haberine göre, Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 9 Ocak’ta görülen duruşmasında verdiği kararda, sanıkların “işkence” suçunu işlediklerini kesin ve inandırıcı biçimde ortaya koyan delil bulunmadığı öne sürüldü. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-e maddesine dayandırılan beraat kararı, mahkeme başkanı Selçuk Yılmaz başkanlığındaki heyet tarafından oybirliğiyle alındı.

Bu kararla birlikte mahkeme; Anayasa Mahkemesi’nin işkence tespitini, copla dövülmesi sonucu bağırsakları parçalanan ve acil ameliyata alınan Eyüp Birinci’nin beyanlarını ve Birinci ile aynı nezarette kalan öğretmenlerin ayrıntılı tanıklıklarını yok saymış oldu.

Mahkeme ‘kesin delil yok’ dedi

Gerekçeli kararda, Eyüp Birinci’nin 24 Temmuz 2016’da Gülen hareketine yönelik soruşturmalar kapsamında gözaltına alındığı, bu süreçte farklı tarihlerde doktor muayenesinden geçtiği ve dosyada birden fazla adli rapor bulunduğu belirtildi.

Mahkeme, 29 Temmuz 2016 tarihli bir tutanağa dayanarak, Birinci’nin merdivenlerden indirilirken dengesini kaybedip düştüğünü, yaralanmaların bu düşme sonucu meydana gelmiş olabileceğini ileri sürdü. Tutanağı imzalayan polislerin beyanlarının da bu anlatımla uyumlu olduğu savunuldu.

İstanbul Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Kurulu’nun 21 Nisan 2017 tarihli raporuna atıf yapılan kararda, Birinci’de tespit edilen yaralanmaların hem merdivenden düşme hem de künt travma sonucu oluşabileceği, mevcut verilerle bu iki ihtimal arasında kesin bir tıbbi ayrım yapılamadığı ifade edildi.

Mahkeme, tanık olarak dinlenen doktorların ve diğer kişilerin beyanlarında Birinci’nin işkence gördüğüne dair “doğrudan görgü” bulunmadığını, bu nedenle Birinci’nin iddialarını destekleyen her türlü şüpheden uzak somut delil olmadığı sonucuna vardığını belirtti.

AYM kararına rağmen beraat

Kararda, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun “şüpheden sanık yararlanır” ilkesine ilişkin içtihatlarına geniş yer verildi. Ceza mahkûmiyetinin ihtimale değil, kesin ispata dayanması gerektiği vurgulanarak, sanıkların mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığı savunuldu.

Böylece, Anayasa Mahkemesi’nin Eyüp Birinci’nin gözaltında işkence gördüğüne dair bağlayıcı tespitine rağmen, yerel mahkeme sanıklar hakkında beraat kararı verdi.

Gözaltında iç kanama geçirdi, ameliyat edildi

15 Temmuz’un ardından 24 Temmuz 2016’da Antalya’daki evinden gözaltına alınan KHK’lı öğretmen Eyüp Birinci, Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde kaldığı süre boyunca gördüğü işkence sonucu iç kanama geçirdi.

Polisler, 29 Temmuz 2016 tarihli tutanakta Birinci’nin emniyet merdivenlerinden indirilirken dengesini kaybederek 8–10 basamak yuvarlandığını iddia etti. Ancak Birinci, savcılık ifadesinde merdivenden itilerek düşürüldüğünü, bu olayın öncesinde ve sonrasında sistematik işkenceye maruz kaldığını anlattı.

Durumu ağırlaşan Birinci, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı; yapılan tetkiklerde iç kanama geçirdiği belirlendi ve acil ameliyata alındı. 21 gün hastanede kaldı.

”Korkudan söyleyemedim”

Eyüp Birinci, 24 Ağustos 2016 tarihinde savcılıktaki ifadesinde; gözaltı süresince hakarete uğradığını, ters kelepçeyle dövüldüğünü, copla vurulduğunu, çırılçıplak soyularak cinsel saldırı tehdidine maruz kaldığını ve ayaklarının ıslatılıp copla dövüldüğünü ayrıntılarıyla anlattı.

Birinci, mahkemeye çıkarıldığında ise korku nedeniyle işkenceyi dile getiremediğini, avukatıyla da görüştürülmediğini belirtti.

Tanık ifadesi: Kıyafetleri kanlar içindeydi

Eyüp Birinci ile aynı nezarette kalan Fevzi Akça, 18 Nisan’da görülen bir önceki duruşmada verdiği tanıklıkta, Birinci’yi ilk gördüğünde baygın halde olduğunu ve kıyafetlerinin kanlar içinde bulunduğunu anlattı.

Akça, “Nezarethaneye girdiğimde Eyüp Birinci sırtı bana dönük, yüzü duvara dönük şekilde yatıyordu. Kıyafetleri kan içindeydi. Kendine geldiğinde Muhsin Türkel tarafından işkence gördüğünü söyledi” dedi.

Akça, Birinci’nin günlerce yürüyemediğini, ancak birkaç gün sonra ayağa kalkabildiğini belirtti.

Fevzi Akça, Birinci’nin yaklaşık 10–14 gün sonra yeniden sorguya götürüldüğünü, akşam saatlerinde ise bilinci kapalı halde nezarethaneye getirildiğini şu sözlerle anlattı:

“Yürüyemiyordu, ayakta duramıyordu, konuşamıyordu. Su içirmeye çalıştık ama ağzını dahi açamadı. ‘Yardım edin’ diye bağırdık. Polisler gelip onu aldılar. Kapının aralığından baktığımda Birinci’yi sandalyeye oturtmuşlardı. Polisler panik içindeydi.”

Akça, Birinci’nin hastaneye götürüldükten sonra uzun süre kendisinden haber alınamadığını, yaklaşık bir yıl sonra cezaevinde yeniden karşılaştıklarında ise Birinci’nin kendisine işkence gördüğünü, son anda hastaneye yetiştirildiğini ve bağırsaklarından ameliyat edildiğini söylediğini aktardı.

Tanık beyanlarına göre Eyüp Birinci, Antalya KOM Şube’de ayakları ıslatılarak copla dövüldü, çıplak bırakıldı ve cinsel saldırıya maruz kaldı. Buna rağmen, KOM Şube’de görevli doktor Fevzi Yılmaz, Birinci’yi dört gün boyunca muayene ederek “darp ve cebir yoktur” şeklinde raporlar düzenledi.

Durumu ağırlaşınca Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Birinci’yi muayene eden doktorlardan Oğuz Gürbüz ise mahkemede verdiği ifadede, Birinci’nin hastaneye hayati tehlike içinde, konuşamayacak durumda ve şiddetli karın ağrısıyla getirildiğini söyledi.

***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version