Türkiye, 2025 yılının ilk günlerinde Bolu Kartalkaya’daki Grand Kartal Oteli’nde yaşanan büyük yangın felaketiyle derin bir yasa boğuldu. Okulların yarıyıl tatiline denk gelen 21 Ocak 2025’te meydana gelen yangında, 34’ü çocuk olmak üzere 78 kişi yaşamını yitirdi, 133 kişi yaralandı. Bu facia, dünya genelinde en fazla can kaybının yaşandığı otel yangınları arasında yer aldı. Olayın ardından sorumluların kimler olduğu kamuoyunda uzun süre tartışıldı. Otel sahibi ve çalışanlarının yargılandığı dava 7 Temmuz’da başladı ve 31 Ekim’de karara bağlandı. Mahkeme, aralarında otel sahibi Halit Ergül’ün de bulunduğu 11 sanık hakkında, hayatını kaybeden 34 çocuk için 34’er kez müebbet, 44 yetişkin için ise 44’er kez 24 yıl 11’er ay hapis cezası verdi. Ancak Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, otel sahibi Halit Ergül’ün eşi Emine Murtezaoğlu ile kızları Ceyda Hacıbekiroğlu ve Elif Aras, otel müdürü Zeki Yılmaz ve Bolu İl Özel İdaresi’nde görevli bazı sanıklar yönünden verilen cezaları fazla bularak kararı istinafa taşıdı.
Türkiye, geçen yıl 21 Ocak’ta Bolu’nun önemli kayak merkezlerinden Kartalkaya’da yaşanan bu trajediyle sarsıldı. 12 katlı Grand Kartal Oteli’nin 4. katındaki mutfak bölümünde bulunan ızgaradan çıkan yangın, kısa sürede tüm katlara yayıldı. Yangından sağ kurtulanlar, alarm sistemlerinin çalışmadığını, yangın merdiveni ve duman dedektörlerinin bulunmadığını ifade etti. Bazı misafirler ise çarşaf ve battaniyeleri birbirine bağlayarak pencerelerden inmeye çalıştı. Sabah saatlerinde yaşanan olayda 34’ü çocuk olmak üzere 78 kişi hayatını kaybetti, 133 kişi yaralandı.
Bu yangın, dünya tarihinde en fazla can kaybının yaşandığı otel yangınlarından biri olarak kayıtlara geçti.
22 OCAK: ULUSAL YAS İLAN EDİLDİ
Türkiye’de ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 22 Ocak 2025 tarihinde bir günlük ulusal yas ilan edildi. Tüm kamu binalarında ve yurt dışındaki Türk temsilciliklerinde bayraklar yarıya indirildi.
23 OCAK: DÜNYADAN TAZİYE MESAJLARI İLETİLDİ
Faciada hayatını kaybedenler için çok sayıda ülke ve uluslararası kuruluş Türkiye’ye taziye mesajları gönderdi. Mesajlarda, yaşamını yitirenlerin ailelerine başsağlığı, yaralılara şifa dilekleri ve Türkiye ile dayanışma vurgusu yer aldı. Almanya’dan Azerbaycan’a, Avrupa Birliği’nden Orta Doğu ve Afrika ülkelerine kadar pek çok devlet ve kurum mesaj iletti.
28 OCAK: TBMM’DE ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULDU
28 Ocak 2025’te TBMM Genel Kurulu’nda yapılan oylama ile yangının tüm yönleriyle araştırılması amacıyla bir komisyon kuruldu. 22 üyeden oluşan komisyonun çalışma süresi üç ay olarak belirlendi. Komisyon süresince, faciada yakınlarını kaybeden aileler dinlendi, bilirkişi ve uzman raporları incelendi, çeşitli uzman görüşleri alındı. Komisyonun raporu henüz kamuoyuyla paylaşılmadı.
23 MART: BİLİRKİŞİ RAPORU EKSİKLİKLERİ TESPİT ETTİ
Yangının ardından hazırlanan bilirkişi raporları, oteldeki ciddi eksiklikleri ortaya koydu. 23 Mart’ta Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulan raporda, yangının saat 03.16’da 4. kattaki restoran bölümünde, grill plate cihazının açık olması ve termostatının çalışmaması sonucu aşırı ısınmayla başladığı belirtildi. Alevlerin saat 03.24’te çöp bidonuna sıçradığı, ardından yangının büyüdüğü ifade edildi.
Rapora göre, çöp bidonundaki ateşin LPG fleksi hortumunu eritmesiyle saat 03.26’da gazın alev alması sonucu yangın kontrol edilemez boyuta ulaştı. Raporda, “Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerinin, özellikle can ve mal güvenliği, personelin niteliği ve eğitim düzeyi başta olmak üzere gerekli tüm denetimleri özensiz ve yetersiz yaptıkları, mevcut eksiklikleri tespit etmedikleri saptanmıştır” değerlendirmesi yer aldı. Yangının öngörülebilir ve basit önlemlerle önlenebilir olduğu, ihmaller zincirinin can kayıplarıyla doğrudan bağlantılı bulunduğu vurgulandı. Raporda şu ifadelere yer verildi:
“Otelin işletme belgesini veren ve onaylayan Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri inceleme konusu olayda denetim süreçlerinde yetersiz kaldıklarından, Bolu İl Özel İdaresi yetkilileri gerekli denetimleri zamanında ve gereği gibi yapmadıklarından, Bolu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü yetkilileri gerekli tüm denetimleri özensiz ve yetersiz yaptıkları, mevcut eksiklikleri gereği gibi işlemediklerinden, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkilileri gerekli denetimleri zamanında ve gereği gibi yapmadıklarından birinci derecede etkili olmuşlardır.
Otel sahipleri ve yönetim kurulu üyeleri, eksiklikleri bilerek gidermemeleri ve birden fazla sayıda ihmal sebebiyle otelin işletmesinden sorumlu genel müdür ve sıralı yetkili yöneticilerin eksiklikleri bilerek gidermemeleri ve birden fazla hususta gerçekleştirdikleri ihmaller sebebiyle, mimari proje sorumlularının binanın tasarımındaki yanlışlıklar sebebiyle, görev yapmış iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarının riskleri doğru öngöremedikleri, gerekli önlemlerin alınmasını sağlamadıkları, iyileştirme ve düzeltmeleri yapmadıkları ve ilgili makamlara bildirimde bulunmadıkları gerekçesiyle, otelde kurulu LPG tesisatında ihmalleri gerçekleştiren yetkili ve sorumluların birinci derecede asli kusurlu oldukları sonucuna varılmıştır.”
17 MAYIS: İDDİANAME TAMAMLANDI, DAVA AÇILDI
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında iddianame 17 Mayıs’ta tamamlandı. Aralarında 19 tutuklu sanığın da bulunduğu 32 şüpheli hakkında dava açıldı. Otel sahibi, yöneticiler ve bazı kamu görevlilerinin de yer aldığı 13 sanık için 1998’er yıl, 19 sanık için ise 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası talep edildi. Dosya Bolu Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkilileri hakkında soruşturma izni süreci devam ettiği için bu kişilerle ilgili dosyalar ayrıldı.
7 TEMMUZ: 32 SANIK HAKİM KARŞISINA ÇIKTI
Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 32 sanığın yargılanmasına 7 Temmuz’da başlandı. Duruşmalar, Bolu Sosyal Bilimler Lisesi’nin spor salonunda oluşturulan özel salonda yapıldı. Hayatını kaybedenlerin yakınları ve yangından kurtulanlar duruşmaları yakından izledi.
14 Temmuz’daki duruşmada Bolu Barosu Başkanı Sinan Barut’un sunduğu güvenlik kamerası görüntülerinde, Genel Müdür Emir Aras’ın savunmasının aksine, diğer misafirleri uyarmadığı ve yalnızca ailesiyle birlikte otelden ayrıldığı görüldü. Yargılama sürecinde otel yönetimi ve kamu kurumlarının ihmalleri ayrıntılı şekilde ortaya kondu.
26 EYLÜL: KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI YETKİLİLERİ HAKKINDA SORUŞTURMA İZNİ ÇIKTI
Yangında sorumluluğu bulunduğu iddia edilen Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri hakkında istenen soruşturma izni, Bakan Mehmet Nuri Ersoy tarafından initially verilmedi. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı ve bazı müştekiler Danıştay’a itirazda bulundu.
Danıştay 1. Dairesi, 26 Eylül’de verdiği kararla, isnat edilen fiillerin soruşturma gerektirdiğine hükmederek bazı yetkililer hakkında soruşturma izni verilmesine karar verdi. Bazı isimler yönünden ise izin talebi reddedildi.
31 EKİM: BOLU AĞIR CEZA MAHKEMESİNCE KARAR AÇIKLANDI
Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 31 Ekim’de kararını açıkladı. Aralarında otel sahibi Halit Ergül’ün de bulunduğu 11 sanığa, 34 çocuk için 34’er kez müebbet, 44 yetişkin için ise 44’er kez 24 yıl 11’er ay hapis cezası verildi. Yangında oğlu Yiğit Gençbay’ı kaybeden Danıştay 9. Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay, karar için “Hukuki dayanaklarıyla yere basan, doyurucu bir karardır” değerlendirmesinde bulundu.
8 ARALIK: MAHKEMENİN GEREKÇELİ KARARI YAZILDI
Mahkemenin gerekçeli kararı 8 Aralık’ta açıklandı. Kararda, yönetim kurulu üyeleri Halit Ergül, Emine Ergül Murtezaoğlu, Emir Aras, Ceyda Hacıbekiroğlu ve Elif Aras’ın, yangın sırasında “altın zaman” olarak nitelendirilen sürede misafirlerin kurtarılması için herhangi bir girişimde bulunmadıkları vurgulandı. Sanıkların, öngörülebilir risklere rağmen hiçbir önleyici tedbir almadıkları belirtildi.
Gerekçede, belediyenin tespit ettiği eksikliklere rağmen gerekli işlemleri yapmayarak otel yönetimiyle birlikte hareket etmesi “vahim” olarak nitelendirildi.
‘SANIKLAR OTELDE BULUNAN EKSİKLİKLERİ GÖRMEZDEN GELDİ’
Gerekçeli kararda, tüm yönetim kurulu üyelerinin otelin yangına ilişkin eksikliklerinden sorumlu olduğu, bu eksikliklerin bilinçli şekilde giderilmediği ifade edildi.
Sanıkların yangından ilk haberdar olan kişiler olmasına rağmen misafirleri uyarmadıkları, tahliye için hiçbir girişimde bulunmadan otelden ayrıldıkları belirtildi. Kararda, olayın dünyada kayda geçen en büyük altıncı otel yangını olduğuna ve Yargıtay’ın “olası kast” kapsamında değerlendirdiği vakalardan bile daha ağır nitelik taşıdığına dikkat çekildi.
BOLU CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI, VERİLEN CEZALARI FAZLA BULDU KARARI İSTİNAF’A TAŞIDI
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, bazı sanıklar hakkında “olası kastla öldürme” yerine “bilinçli taksirle öldürme” suçundan hüküm kurulması gerektiğini savunarak kararı istinafa taşıdı. Başsavcılık, özellikle otel yönetiminde yer alan sanıklar yönünden cezaların orantısız olduğunu ileri sürdü.
İstinaf başvurusunun kabul edilmesi halinde, ağırlaştırılmış müebbet cezalarının bozulması ve sanıkların 22 yıla kadar hapis cezası almasının önü açılabilecek.
Savcılık ayrıca, daha önce “bilinçli taksir” suçundan ceza verilen bazı kamu görevlileri ve şirket yetkilileri yönünden de indirim talep etti. Bu sanıklar hakkında suç vasfının değiştirilmesi istenerek, “taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan cezalandırılmaları talep edildi. Bu durumda verilebilecek ceza üst sınırı 15 yıl olacak.
AİLELERİN ADALET MÜCADELESİ SÜRÜYOR
Grand Kartal Otel yangınına ilişkin ceza davasında karar açıklanmış olsa da, facianın tüm yönleriyle hukuki süreci henüz tamamlanmadı. Kamu görevlilerine ilişkin soruşturmalar devam ederken, yaşamını yitirenlerin yakınları adalet arayışlarını sürdürmeye devam ediyor.
Kaynak: ANKA
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

