Dünya Bankası’nın yayımladığı son rapor, küresel ekonomideki kırılganlığın özellikle gelişmekte olan ülkelerde derinleştiğini ortaya koydu. Rapora göre bu ülkelerin dörtte biri, Kovid-19 salgını öncesi olan 2019 yılına kıyasla bugün daha yoksul durumda.
BÜYÜME, YOKSULLUĞU AZALTMIYOR
Washington merkezli kuruluş, özellikle Sahra Altı Afrika’daki düşük gelirli ülkelerin son altı yılda ağır ekonomik şoklar yaşadığını vurguladı. Küresel büyümenin pandemi sonrası dönemde belirgin biçimde yavaşladığına dikkat çekilen raporda, mevcut büyüme hızının aşırı yoksulluğu azaltmaya ve yeterli istihdam yaratmaya yetmediği ifade edildi.
BÜYÜME BEKLENTİSİ
Gelişmekte olan ve yükselen piyasa ekonomilerinde büyümenin 2025’te yüzde 4,2’den 2026’da yüzde 4’e gerilemesi bekleniyor. Dünya Bankası, küresel ekonominin ABD’nin beklenenden iyi performansı sayesinde direnç gösterdiğini ancak bu durumun kalıcı bir ivmeye dönüşmediğini belirtiyor. ABD ekonomisinin 2025’te yüzde 2,1, 2026’da ise yüzde 2,2 büyümesi öngörülürken, Euro Bölgesi yüzde 0,9 ve yüzde 1,2’lik oranlarla zayıf görünümünü koruyor. Küresel büyümenin ise 2026’da yüzde 2,6’ya gerileyip 2027’de yeniden yüzde 2,7 seviyesine çıkması bekleniyor.
SAVAŞ VE KITLIKLA MÜCADELE
Raporda, kişi başına düşen geliri hala 2019’un altında kalan birçok ülkenin savaşlar ve kıtlıklarla mücadele ettiği, bunun da toparlanmayı geciktirdiği kaydedildi. Son yıllardaki büyümenin, yaşanan ekonomik daralmayı telafi etmeye yetmediği vurgulandı.
Rapora göre dünya ekonomisi önümüzdeki yıllarda 1990’ların sorunlu döneminden bile daha yavaş büyüyecek ve bunu tarihi seviyelerde kamu ve özel borç yüküyle yapacak.
‘BÜYÜK ÖLÇÜDE ÖNLENEBİLİR’
Dünya Bankası Başekonomisti Indermit Gill, tablonun yalnızca küresel krizlerle açıklanamayacağını belirterek, “Bu sonuçlar büyük ölçüde önlenebilir politika hatalarının ürünüdür” dedi. Gill, sürdürülebilir büyüme için bütçe disiplininin güçlendirilmesi, özel yatırımların teşvik edilmesi, ticaretin serbestleştirilmesi ve eğitime yatırım çağrısında bulundu.
Kaynak: Euronews
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

