Site icon İnternet Haberler Köşe Yazıları Yorumlar Siyaset Ekonomi Spor

İNCELEME | Asgari ücrette tablo netleşiyor; çalışan yine üzülecek!

TÜİK: İşsizlik oranı yüzde 9,6’ya yükseldi, istihdam azaldı


Asgari ücret mesaisi başlamadan tablo kabaca netleşmiş durumda! Medyaya yansıyan haberler ve kulis bilgilere göre hükümet–sermaye kesiminin aklından geçen rakamın 28 bin TL civarında olduğu görülüyor. Hali hazırda asgari ücret 22 bin 104 lira. 29 bin rakamının aşılmasına pek ihtimal verilmiyor. Sendikalar henüz somut bir rakam telaffuz etmedi ancak onların aklından geçen rakam ise 35 bin TL civarı…  Asgari Ücret Tespit Komisyonu, Aralık ayı başından itibaren toplanacak. Her zaman olduğu gibi işveren kesiminin ‘olur’ dediği 28 bin TL civarındaki bir rakamın “uzlaşma” diye sunulması sürpriz olmayacak. 

Hükümete yakın kulis haberlerinde öne çıkan çerçeve, mevcut 22 bin 104 TL’lik net asgari ücrete yüzde 20–25 arası zam. Bu senaryoda yeni ücret 26,5–27,5 bin TL aralığına denk geliyor; refah payı eklenirse 28–29 bin TL bandı konuşuluyor. Çeşitli hesap tabloları ve “sızdırılan” formüller de 27–28 bin TL’yi “en güçlü ihtimal” olarak işaret ediyor.

Yüzde 20-25 ihtimali güçlendi

JP Morgan ve HSBC raporları, 2026 için yüzde 20 civarında artış varsayımı yapıyor; bu, Merkez Bankası’nın hâlâ yüzde 12’de tutulan 2026 enflasyon hedefinin biraz üzerinde ama bağımsız tahminlerin işaret ettiği olası gerçekleşme enflasyonunun altında bir oran. Dolayısıyla daha önce de belirttiğimiz gibi, “enflasyonun altında zam” riski büyüyor.

DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu, NOW Haber’de yaptığı konuşmada, yoksulluk sınırını yaklaşık 92 bin TL olarak hatırlatıp, “Bir evde iki kişi çalıştığında bile bu sınır aşılmıyor; bu yüzden 2026 asgari ücret 45 bin TL’nin altında olmamalı.” diyor. Ancak Çerkezoğlu’nun zikrettiği rakamın gerçekliği yok! Zira yine Çerkezoğlu’na göre rakam 30 bini bile bulmayacak! 

Hükümet, “fiyat istikrarı”  (enflasyonla mücadele) ve işsizlik gerekçesiyle sınırlı artıştan yana Patron örgütleri, çift haneli ama mümkünse yüzde 20-25 bandında bir zam oranını maliyet baskısı gerekçesiyle savunuyor. Emek kesimi ise açlık ve yoksulluk sınırını, reel kayıpların biriktiği son 5 yılı ve Türkiye’deki yüksek kâr oranlarını hatırlatarak çok daha yüksek 35 bin TL ve üzeri– bir ücret talep ediyor. 

Kaynak: Tr724
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version