AMED – Partisinin İmralı’ya üye göndermemesine tepki gösteren CHP’li Canan Demir, “Demokratik çözümü hedeflemeyen bir partide siyaset yapmayı ahlaki ve politik olarak mümkün görmüyorum” diyerek, istifa ettiğini duyurdu.
Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) Meclis’te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’la görüşmek için İmralı’ya giden heyetine üye vermemesine dönük tepkiler devam ediyor. Daha önce Amed Kadın Kolları Başkanlığı, Peyas (Kayapınar) Belediye Başkan Adayı olan parti üyesi Canan Demir, partisinden istifa ettiğini açıkladı. CHP Amed İl binası önünde açıklama yapan Canan Demir, CHP’nin İmralı’ya heyet göndermeme kararını, “Türkiye’nin en köklü sorunlarından biri olan Kürt meselesinde tarihsel bir fırsatsızlığın yeniden üretildiğinin göstergesi” olarak değerlendirdi.
Bu kararın, demokratik çözüm arayışlarının temel ilkeleri olan diyalog, müzakere ve barış fikrinin siyasal irade tarafından bilinçli biçimde reddedildiğinin açık bir göstergesi olduğuna dikkat çeken Canan Demir, tarihin inkâr, erteleme ve yüzleşmeden kaçmanın hiçbir toplumsal meseleyi çözmediğini gösterdiği belirtti. Canan Demir, “Bugün CHP’nin aldığı bu tavır; Şark Islahat Planı’nın, Dêrsim’in, Varto’nun ve 1990’ların baskıcı politikalarının zihniyetini hatırlatan, değişime kapalı bir yaklaşımın güncel tezahürüdür” diye kaydetti.
DEMOKRATİK SİYASET
“CHP’de bulunma nedenim; partinin değişmekte olduğu, daha sol, daha sosyalist ve özellikle Kürt halkına yönelik tarihsel mesafesini geride bırakma iradesi taşıdığına dair inancımdı” diyen Canan Demir, ancak bu kararın, beklentisinin bir yanılgı olduğunu gösterdiğini belirtti. Canan Demir, konuşmasına şöyle devam etti: “Kürtlerin siyasal iradesini yok sayan, barış fikrini riskli bulan, çözüm süreçlerine katkı sunma cesaretini göstermeyen bir yaklaşımın ‘değişim’ olarak sunulması, gerçeği perdelemekten başka bir şey değildir. Ben bir Kürt olarak, bu coğrafyanın ağır tarihsel yükünü taşıyan biri olarak; çözümün ancak yüzleşme, diyalog ve eşit yurttaşlık zemininde mümkün olduğuna inanıyorum. CHP’nin bu süreçlere katkı sunmak bir yana, kritik bir anda diyaloğu reddeden tutumu, Kürt halkına değer vermeyen yaklaşımın halen sürdüğünü ortaya koymuştur. Bu nedenle; toplumsal barışa dair somut bir perspektif geliştiremeyen, Kürtleri yalnızca seçim dönemlerinde hatırlayan, demokratik çözümü hedeflemeyen bir partide siyaset yapmayı ahlaki ve politik olarak mümkün görmüyorum. CHP’den istifa ediyorum. Barışın, eşitliğin ve demokratik siyasetin yanında durmaya devam edeceğimi kamuoyuna duyururum.”
Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

