Site icon İnternet Haberler Köşe Yazıları Yorumlar Siyaset Ekonomi Spor

Bayındır: Devlete adım attıran Kürtlerin mücadelesiydi

Bayındır: Devlete adım attıran Kürtlerin mücadelesiydi


 

 

DENİZLİ – Sürecin başlamasında Kürt halkının mücadelesinin etkili olduğunu ifade eden DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, “Devlete, bu adımı attıran temel şey Kürt halkının amansız direnişi, mücadelesi, emeğiydi” dedi. 

 

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, Denizli’nin Merkezefendi ilçesinde düzenlenen halk buluşmasında yurttaşlarla bir araya geldi. Merkezefendi 100’üncü Yıl Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirilen buluşmaya, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Denizli Yöneticileri ve ilçe örgütleri, DBP Ege ve İzmir İl Temsilciliği üyeleri ve çok sayıda yurttaş katıldı. 

 

Buluşmada konuşan Keskin Bayındır, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın üzerinden bir yıla yakın süre geçtiğini ifade ederek, “1978’den bu yana önderimizle birlikte mücadelemiz sürüyor. Bu süreç içerisinde 10 kere Kürt sorununun demokratik, barışçıl bir yolla çözülmesi için uğraştık. 1993’ten bu yana pek çok fedakarlık yaptık. Bu inkarcı, asimilasyoncu, katliamcı sistemle 200 yıldır mücadele ediyoruz. Kaderimizin ölüm, katliam, sürgün olmasını isteyen bu sistem, Kürt tarihini bu şekilde takvim yapraklarına geçirmek istedi. Ancak size ve hareketimize binlerce kez şükürler olsun ki 52 yıllık mücadele buna engel oldu” dedi. 

 

‘ZULÜM VE ZORLUKLARA RAĞMEN MÜCADELE BÜYÜDÜ’

 

Mücadelenin mimarının Abdullah Öcalan olduğunu belirten Bayındır, “Bir yıla yakın süredir süren bu süreç için bize herkes soruyor. ‘Bir yıl önce ölümümüzü isteyen Bahçeli, bugün nasıl oluyor da bize el uzatıyor?’ Bir kesim Ortadoğu’nun konjonktürel durumunu gerekçe gösteriyor, bir başkaları dünyada olup bitenlere işaret ediyor. Ancak bizim için gerçek ve hakikat bu değil. Devlete, bu adımı attıran temel şey Kürt halkının amansız direnişi, mücadelesi, emeğiydi. Bu adım Kürt halkının ve onun dostlarının attırdığı bir adımdı. Bu süreci bu direniş ve mücadele ortaya çıkardı. Devlet de Bahçeli de bu sebeple değişimi dönüşümü seçti. O yüzden kendimize, halkımıza ve ideolojimize inanıyoruz. Pek çokları ‘neye inanıyorsunuz?’ diye soruyor. Biz hegemon devletlere ve güçlere değil, her daim kendimize inanıyoruz. Yıllarca büyük acılar çeken Barış Anneleri çektikleri tüm acılara rağmen hiç bir zaman savaş istemedi. Her seferinde barış sesi yükseltti. Bizim mücadelemizin temeli, bir arada yaşam, eşitlik ve adalet üzerinedir. Bu sebeple zulüm ve zorluklara rağmen bu mücadele büyüdü” diye konuştu.

 

‘KARADENİZ’DEN EGE’YE ULAŞACAK GÜCÜMÜZ VAR’

 

Meclis’te kurulan komisyonun Abdullah Öcalan’a gerçekleştirdiği ziyareti hatırlatan Bayındır, “Bu binlerce yıldan bu yana Kürtler için yaşanmış bir ilktir. İlk defa devlet, bir Kürt Önderini esas alarak onun ayağına gidiyor. Bir kısım bu sürecin bozulması için elinden geleni yapıyor. Ama biz şunu unutmayalım bu sürecin sigortası bizleriz, bizim dostlarımızdır. Biz az da değiliz, güçsüz de. Ancak sesimiz cılız çıkıyor. Geçtiğimiz gün Erzirom’da merkezde bir çalışma gerçekleştirdik. Eskiden Kürt halkının diğer kesimlerle dayanışmasına izin verilmiyordu. Gittiğimiz her yerde engellerle karşılaşıyorduk. Ancak şimdi bu imkanlarımız var. Karadeniz’den Ege’ye oradan İç Anadolu’ya ulaşacak gücümüz var. Demirtaş gündeminden bahsediyorlar. Ama Demirtaş’ı hapse atanların kendileri olduğunu, dokunulmazlığı kaldıranın kendileri olduğunu söylemiyorlar. Sayın Öcalan’dan bahsediyorlar; ancak Sayın Öcalan hala İmralı’da tutuluyor. Dilimizden bahsediyor ama hala dilimiz için bir adım atılmıyor. Hala bu süreci istemeyen Kürt düşmanları var. Sizden ricam bu süreci kendi kaynaklarımızdan, gazetecilerimizden, gazetelerimizden okuyalım. Ancak bu süreci böyle daha iyi anlarız. Biz metropollerde halkımız neler çekti çok iyi biliyoruz. Ancak bugün burada hala hazır bir şekilde bulunmanız bize sürecin nasıl gideceğini gösteriyor” şeklinde konuştu.  

 

Kaynak: Mezopotamya Ajansı.
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version