Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel gündem hakkında değerlendirmelerde bulundu.
DW Türkçe’den Kıvanç El’in sorularını yanıtlayan Özel, “Devlet Bahçeli’nin Selahattin Yılmaz soruşturması sonrası verdiği tepkiyle sizi eleştirdi. Siz de ‘Özgürüm sana söylüyorum ittifak ortağım sen anla diyor aslında’ dediniz. Kastınız tam olarak neydi? Cumhur İttifakı içerisinde bir tartışma mı görüyorsunuz?” sorusuna şu yanıtı verdi:
“Ak Parti ve Cumhur İttifakı’nın parçalanması, birbirine düşmesinden medet umuyor değilim. Bir gerçeklik var Devlet Bahçeli’nin de ısrarla savunduğu, MHP’nin ifade ettiği, Bahçeli’nin vurguladığı ‘Terörsüz demokratik Türkiye’ süreci var. Biz demokrasi boyutunu da en az terör kadar önemsiyoruz. Demokrasinin olmazsa olmazı yargı bağımsızlığıdır. Türkiye’de yaşananlar bunu zedeliyor.
”Devlet Bey’in söylemesi kıymetli”
Bahçeli, iddianame yazılması, tutuksuz yargılama gibi mesajları var. Devlet Bey’in söylemesi kıymetli. AK Parti de ittifak ortağı ile uyumlu olarak bunları söylese aralarından su sızmasın bana ne… AK Parti’de sessiz bir çoğunluk da böyle düşünüyor ama karar vericiler bu noktada değil. AK Parti’nin talimatlandırdığı ve siyasette yol temizliği yapan, Çağlayan’da görev yapan arkadaşlar var. Beyaz Toros ile fotoğraf verecek kadar gözleri döndü. Bahçeli’nin tepkisi ittifak ortağınadır. Hala aynı noktadayım, bunu siyaseti takip eden herkes bilir. Devlet Bey’in ittifak üzerindeki gücünü de düşününce, ittifak ortağını bir an önce bu davaların iddianamelerinin yazılması, yargılamaların başlaması noktasına çekmesini ümit ediyorum. ‘Onlar kavga etsin birbirine düşsün biz aradan çıkalım’ gibi bir derdim yok.
”Demokratik Türkiye için…”
Devlet Bey’in hukukun üstünlüğü, demokratikleşme ile ilgili beklentisi ve derdi ittifak ortağından birlikte yürüyemeyecek noktaya gelirse, biz demokrasi yolunda herkesle yürürüz ona da bir itirazım yok. Demokratik ve terörsüz Türkiye için biz herkesle yürürüz.”
”Erdoğan’ı bir kişi yeniyorsa neden maceraya atılalım?”
Özel, ”Ekrem İmamoğlu sizin adayınız ancak kamuoyundaki kanaat aday yapılmayacağı yönünde. Siz kendinizi ön plana atmayacağınızı da söylediniz. Mansur Yavaş’ın ismi dillendiriliyor. Siz şartlar gereği “ben yokum kesinlikle” mi diyorsunuz, Mansur Yavaş mı olur? Yoksa aday arayışınız sürecek mi?” şeklindeki soruya ise şu yanıtı verdi:
”Meseleyi bu boyutuyla bütünüyle tartışmak lazım. Bu işin bir boyutu yok. Çok fazla boyut var doğru karar vermek gerek. “Aday olur musun, olmaz mısın?” diye sorunca “olmam” deyince hemen “aday değil” diye başlık atılıyor. Mansur bey konusunda “adaydır”, “değildir” diye başlık çıkartıyorlar. Meselenin kendisi çok başka.
Ekrem İmamoğlu benim adayım da partinin adayı da değil. 15,5 milyon insan geldi dayanışma için oy kullandı. Oy kullananların 1.8 milyonu CHP üyesi. 13.5 milyonu CHP üyesi dahi değil. Aday bizim adayımız değil ki biz değiştirelim. 15.5 milyonun adayıdır. Görünen o ki bu nedenle adaylaşmasın diye iktidar her şeyi yapacak. Diploma davasında doğru yaklaşım gösteren hakimlerin sürülmesi, İmamoğlu hakkında hâlâ yazılmayan önüne gelen herkesin iftiracı yapıldığı bir süreçte akıllarda “ya aday olamazsa” sorusu var. Bunu İmamoğlu da söyledi. İmamoğlu aday olamazsa elbette aday belirlenecek. Ben kişi tarif etmeyi, kendimi tarif etmeyi, makam tarif etmeyi, yöntem tarif etmeyi doğru bulmuyorum. Bir şeyi doğru buluyorum, en doğru adayı bulma sorumluluğumuz var.
Anketlere bakıyorsunuz, İmamoğlu yeniyordu Erdoğan’ı, bunun dışında bir kişi yeniyorsa neden maceraya atılalım. O kişinin adaylığını halk yoklaması ile bir Pazar günü toplumsallaştırabiliriz. Bir kişi Erdoğan’ı yeniyorsa onun karşısına zaten başka CHP’li aday çıkmaz. Ben de çıkmam, başkası da çıkmaz. O isim kendisine seçimi kazanma, aday yapılmayan Cumhurbaşkanı adayımıza yeniden siyaset yolu açma hedefi belirler. Siyaset yasağını kaldırma sorumluluğu verir.
İnsanlar, Erdoğan gibi figür karşısında güçlü aday arıyorlarsa kamuoyu yoklamalarına da bakmak gerek. Bu yönetebilir algısının yüksek olması, geçmişinde başarı hikayesi olan ve güven veren bir isimle yola çıkmak gerekecek. Birden çok yöntemi tarif ediyoruz, kamuoyu araştırmaları ve toplumsal rıza aramak. Mutlaka bu adaylığı en geniş toplumsal kabulle açıklamak zorundayız. Diğer muhalefet partilerinde de ortak aday söylemleri var, bunu da ben kıymetli buluyorum. İlk turda birlikte mi girilir, ayrı mı girilir değerlendirilir. Muhalefet ortak adayda birleşelim diyorsa endişe duymayız.”
Anketler ne diyor?
CHP Lideri Özel, son anketlere ilişkin de değerlendirmede bulundu:
“Daha çok yeni gelen anket var, bugün geldi. Güvenilir bir anket. Bütün partiler buna abone. (Anketi göstererek) Yüzde 34,7 CHP, yüzde 32,8 AKP. CHP’nin son bir ayda 0.3 oy artırıp AKP’nin 0.4 düştüğünü gösteriyor. Çok uzun süredir CHP birinci parti. Şunu da söyleyeyim; bu anket CHP açısından en kötümser anketlerden birisi. Ak Partililerin raporlarını kıymetli buldukları dahil dokuz firmadan anket alıyoruz. Yerel seçimlerden sonra 17 ay geçti. 17 ayda sadece dört ay ikinci parti olduk 13 ay birinci parti olduk. Mart’tan bu yana hep birinciyiz. CHP’nin parti içi tartışmalarla meşgul edildiğimiz bir de Tüzük Kurultayı oldu ve kurultay aylarında geriledik. CHP içe dönük konuşulunca geriye düştüğü oldu. Kötümser anketlerde 2-3 puan iyimser anketlerde 6-7 puan önde olduğumuz görünüyor.”
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***