Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması sonrası ülke genelinde başlayan protestolar sonrası binlerce kişi gözaltına alınması üzerine yazdığı yazısında Türkiye’nin geleceği adına dikkat çeken tespitlerde bulundu.
Orhan Pamuk, bu süreci demokrasi için bir kırılma olarak değerlendirerek, “Sınırlı demokrasi, halkın en sevdiği siyasetçinin hapse tıkılmasıyla sona eriyor” dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun mali dosya kapsamında başlatılan soruşturma sonucu 19 Mart’ta gözaltına alınması ve 23 Mart’ta tutuklanmasının ardından, ülkenin dört bir yanda vatandaşlar tepki eylemleri düzenledi.
Düzenlenen eylemlerde iki bine yakın vatandaş gözaltına alınırken, yüzlerce genç hakkında tutuklama kararı verildi.
Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk, T24’teki köşesinde son 10 günde yaşanan olayları, “Sınırlı demokrasi de, halkın en çok sevdiği ve gelecek seçimde en çok oyu alacak olan adayın hapse tıkılmasıyla sona eriyor” diyerek kaleme aldı.
Pamuk yazısında şu ifadelere yer verdi.
İSTANBUL TARİHİ GÜVENLİK ÖNLEMLERİNE ŞAHİT OLDU
Son 50 yılda İstanbul sokaklarında bu hafta gördüğüm kadar “güvenlik önlemi” alındığına hiç tanık olmadım. Şehrin en büyük turistik yeri ve siyasal gösteri alanı Taksim Meydanı beş gündür polis kordonu altında ve bomboş. Şehre araba ve otobüs girişleri valilik tarafından sınırlandırıldı: Polis araçlarda, otobüslerde protesto toplantılarına katılmak için şehre gelen şüphelileri görürse onları geri çeviriyor.
DEHŞET VERİCİ SİYASAL GELİŞMELER
Yalnız İstanbul değil, bütün Türkiye’de televizyonlar her yerde açık, canlı yayınlar sayesinde herkes günlük hayatını sürdürürken göz ucuyla televizyona bakıyor ve dehşet verici siyasal gelişmeleri izliyor.
İNTERNET YAVAŞLATILDI
Yürüyüşler, protesto toplantıları, buluşmalar yapılmasın diye internet yavaşlatıldı. Valilik bir haftadır sokaklarda yürüyüş ve protesto toplantısı yapmayı –bu anayasal hakkı– yasakladı ama toplantılar, korsan yürüyüşler, çeşit çeşit protesto ve tabii ki polisle çatışmalar, polisin amansızca göz yaşartıcı gaz sıkması ve gözaltılar ve tutuklamalar bütün şiddetiyle sürüyor.
TÜRKİYE TEK SESLİ TOPLUM OLMAYA ZORLANIYOR
Türkiye zaten son 10 yıldır devlet tarafından tek sesli bir toplum olmaya zorlanıyor. İmamoğlu ile birlikte yolsuzluk suçlamalarına derinlik ve inandırıcılık kazandırmak ya da bu ara onlarla kimse ilgilenmez diye düşünüldüğü için hapse tıkılıveren memurlar ve gazetecilerin siyasi bir tiyatro için boş yere hapse tıkıldıklarının üzerinde fazla durulmuyor bile.
HERKES TRUPMTAN SÖZ EDİYOR
NATO üyesi, Avrupa Birliği’ne girmeye çalışan bir ülkede böyle rezaletler nasıl olabiliyor, diye sorduğumuzda, herkes Trump’tan ve onun daha vahim rezaletlerinden söz ediyor.
SINIRLI DEMOKRASİ CAN ÇEKİŞİYOR
Ama bütün dünya Filistin-İsrail ve Ukrayna-Rusya savaşları ve Trump ile meşgulken Türkiye’deki sınırlı demokrasi de can çekişiyor.
Serbest Görüş:
TÜRKİYE’DE ON YILDIR DEMOKRASİ ZATEN YOKTU
Türkiye’de son 10 yıldır tam bir demokrasi zaten yoktu: Düşünce özgürlüğü olmayan ama istediğin adaya oy verebileceğin bir sandık demokrasisi vardı. Ama bu sınırlı demokrasi de halkın en çok sevdiği ve gelecek seçimde en çok oyu alacak olan adayın hapse tıkılmasıyla sona eriyor”
***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***