Site icon İnternet Haberler Köşe Yazıları Yorumlar Siyaset Ekonomi Spor

Netflix’in gündem yaratan dizisi Stephan King’in romanına benzetildi


(Serbest Görüş) – Netflix’te gösterime girer girmez büyük ilgi çeken yeni mini dizi Baby Reindeer, küçük bir iyiliğin nasıl kontrolden çıkabileceğini gözler önüne seriyor. Eleştirmenler, ‘Baby Reindeer’ın konusunu, korku romanı yazarı Stephen King’in meşhur bir romanına benzetti.

Son dönemde yayınlanan gerilim dizisi ‘Baby Reindeer’, izleyicileri ekran başına kilitlemeyi başardı. İskoç komedyen Richard Gadd dizide, hikayenin merkezindeki başarısız komedyen Donny Dunn’ı canlandırıyor.

Dizide başkahraman Donny, barmenlik yaptığı bara gelen üzgün kadını gördüğünde, ona ücretsiz olarak çay ikram ediyor. Martha Scott adındaki bu kadın, çok geçmeden barın müdavimlerinden biri haline geliyor.

Kadının Donny’ye günde yüzlerce e-posta göndermeye başlamasıyla işler kısa süre içinde çok daha karanlık bir hal alıyor.

STEPHEN KING’İN KORKU ROMANI MISERY’E BENZETİLDİ

Sinema ve televizyon yazarlarına göre Baby Reindeer, King’in Misery romanını ve romanın beyaz perdeye uyarlanan psikolojik gerilim türündeki filmi Ölüm Kitabı’nı hatırlattı.

Rob Reiner’ın yönettiği Oscar ödüllü Ölüm Kitabı’nda James Caan, ünlü aşk romanları yazarı Paul Sheldon’ı canlandırıyor.

Kar fırtınasına yakalanan adam bir kaza geçirince, bir numaralı hayranı olduğunu iddia eden Annie Wilkes adlı kadın onu bularak ücra bir yerdeki evine getiriyor.

Yollar karla kaplı ve telefon hatları da kesildiği an, kırık bacaklar ve çıkık bir omuzla kalan yazar Paul Sheldon, Annie’nin evinde kapana kısılıyor.

HER İKİSİ DE İZLEYENİ/OKUYANI KAPANA KISILMIŞ HİSSETTİRİYOR

Eleştirmenler, Baby Reindeer ve Ölüm Kitabı’nın “benzer DNA’ları paylaştığı” konusunda hemfikir. Her iki yapım da kahramanlarıyla birlikte izleyicilerin de kapana kısılmış hissetmesine neden oluyor.

Kathy Bates’in performansıyla Oscar kazandığı Annie Wilkes karakteri, en sevdiği yazarı ıssız bir kulübeye hapsederken, Martha da Donny’yi kendi hayatına hapsediyor. Ona 40 binden fazla e-posta göndermekle kalmayıp yüzlerce saatlik sesli mesaj bırakıyor, ailesinin ve arkadaşlarının izini sürüyor.

‘TEKNOLOJİNİN GÜCÜNÜ KULLANIYOR’

Independet Türkçe’nin aktardığına göre eleştirmen Megan Garside, iki yapım arasındaki benzerliklerle ilgili şunları söyledi:

“Baby Reindeer’ın Ölüm Kitabı’nın yeniden çevrimi olduğunu söylemiyorum ama Martha, Wilkes’in doğasını taklit ediyor gibi görünüyor ve ben ‘Ölüm Kitabı’ gibi bir hikayenin günümüze uyarlanmasından yanayım. Bu, izleyicilerin bu tür bir karakteri günümüz ortamında görmeleri için bir fırsat.

Bilek kıran tuzaklar ve kelepçeler yerine Martha, kurbanını kısıtlamak için yüzlerce saatlik sesli mesaj ve on binlerce e-posta göndererek teknolojinin gücünü kullanıyor.”

***Mutluluk, adalet, özgürlük, hukuk, insanlık ve sevgi paylaştıkça artar***

Exit mobile version